26 Ocak 2012 Perşembe

ESENLER KALDIRIMLARI VE MUMCU

esenlerpresErdoğan Aksu  

ESENLER KALDIRIMLARI VE MUMCU
 
Email: yerelgazeteci@hotmail.com

Belediyenin şu kaldırım düzenleme işlerine takılmayalım diyoruz ama çevreye ve insanlara zarar verildiğini gördükçe duramıyoruz. Esenlerin ana arterleri, yollardan sokaklardan caddelerden daha geniş kaldırımlara devşirilince ahalinin yaşama hakkına açıktan açığa müdahale çıkıyor ortaya.



ESENLER KALDIRIMLARI VE MUMCU

Belediyenin şu kaldırım düzenleme işlerine takılmayalım diyoruz ama çevreye ve insanlara zarar verildiğini gördükçe duramıyoruz. Esenlerin ana arterleri, yollardan sokaklardan caddelerden daha geniş kaldırımlara devşirilince ahalinin yaşama hakkına açıktan açığa müdahale çıkıyor ortaya.

Önceki akşam bizimde mensubu bulunduğumuz siyasi partinin düzenlediği etkinliğe zor bir hal yetişince aklımız durdu. Dörtyoldan EKM deki Mumcu’yu anma gecesine Evliya Çelebi misali tüm Esenler’i turlayarak, ara sokakları keşfederek bir ileri iki geri zar zor vardık. Kelimenin tam anlamıyla yolsuzluk ve kaldırım terörü yaşanıyor yaşatılıyor ilçede.

Acil gidiş gelişlerde insanı bu kadar da olmaz dedirten alacakaranlık korkusuna sevk ediyor bu kaos. Yol güzergâhlarında keyfi oynama ve uygulamalar, tek yön çıkmazları ve allak bullak edilmiş trafik insanı çıldırtıyor resmen. Caddeler sokaklar kaldırımlar yenilenecek diye bir uçtan diğer ucuna kapalı. Çakır çukur dört bir yanı. Yoğun yağışların yaklaştığı şu günlerde manzara vahim ve bir o kadar da tehlikeli. Boydan boya kazı, yıkım, söküm, yetersiz dolgu, kıytırık betonlama, sonrasında taş takma, taş döşeme. Aylardır sürüyor bu kırık döküklük, atlı yaya tüm Esenlerlinin ızdırabını durduracak, erteleyecek, öteleyecek kimse yok.

Özellikle şu kaldırımları taşlandırma işi çığırından çıkarıldı. Taş taş üzerine diziliyor ulaşım damarları. Ses anarşisi ilçenin beynini kemiriyor. Takır tukur işliyor trafik, ses emen asfaltları akla getiren yok. Altyapı, üstyapı, dahaüstyapı, kaldırım prestijlendirmesi, makyaj, boya derken Esenler’in karnı deşildi. Yarın kim nasıl ne kadara bu kesikleri diker, iki yakası bir araya gelir, paralanır göreceğiz. Kaldırımlar prestijlenip yollar tek yöne istiflendikçe belki iktidar oy kaybetmez ama başkan prestij yitirir-yitiriyor bizden söylemesi. Sırada daha kentsel dönüşüm illeti var.

Görmezden gelerek işler düzeltilemiyor. Esenlerli apaçık kan kaybediyor. İşin doğrusu Esenler’de yürünecek kaldırım da kalmadı. Adı prestijli filan ama yeni imal edilenlerin bile daha şimdiden onarıma ihtiyacı var. Taşların arası kum yerine çamur dolu. Taşlar ters basıldığında paçalara sarı pis sular fışkırtıyor. Renklisi grisi köşelerinden kırılıp ufanmış. Dış etkilere, doğanın yıpratıcılığına dayanacak özel ve öznel materyaller kullanılmıyor galiba diyor sokak erkanı. Yalansa, kolaysa çıkın kaldırımları arşınlayın, adımlayın görün akla karayı.

Yetmiyor, hizmet sürüyor babından hiç umulmadık sokaklar kaşla göz arası debertiliyor, kazılıyor. Sondurak meydanı daha yeni traşlandı. Üç yöne açılan meydan genişleyecek, caddeler daralacak kaldırımlar bildiğiniz üzere. Geçenlerde Atışalanı caddesi üzerindeki muhtarlık binası yerle bir edildi. Başka amaçla kullanılması düşünülmedi, bakalım kimler nasıl değerlendirecek o sahayı Esenler yararına. Allah gecinden versin…

Bunca çile sonrası ulaştığımız Mumcu’yu anma etkinliğine gelince. Böyle günleri paylaşmadan olmaz, işin büyüsü bozulur diye, tılsım bozulmasın diye oradaydık. Doğrucu Davut penceresinden bakıldığında, istenmeme duygusunun ağırlığıyla kotarılmış hafif bir sahne deneyimiydi birilerine. Mumcu bir göründü bir kayboldu. Panel desen panel değil, söyleşi desen söyleşi değil, anma desen geçip giderken kıyıcığından uğradı o kadar. Bir tatsız durumdu yaşandı bitti, birileri umarız ders çıkarırlar. Biz de dağılmadık desek yalan olur; bir Karadeniz ağıtı isteyiverdik Özdemir’den Allah’tan kırmadı bizi.

Mumcu’nun bazı sözleri tokattı anlayana, bazı dizeleri müzikle buluştu. Esenler Mumcu ile buluşamadı, buluşturulamadı. İlçe başkanlığına vekâlet eden muhterem çıkıp şiir okudu. Okuyamadığını da, şiir söyleyerek koltuğu kapamayacağını da görmüştür herhalde. Her şiir okuyan başkan olsa yandı bu millet…

Biz ise Mumcu yaşarken hiç Esenler’e geldi miydi acaba diye düşünemeden edemedik. Önceki gece bir uğrayıp geçmiştir inşallah…
25.01.2012
Bu Yazı 391 Kez Okunmuş
esenlerpres

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder