21 Mart 2013 Perşembe

Esenler’de Çarpık Kentleşmenin Yegâne Sorumlusu 12 Eylül Darbesi Ve Sonraki Belediye Yönetimleridir…



Esenler’de Çarpık Kentleşmenin Yegâne Sorumlusu 12 Eylül Darbesi Ve Sonraki Belediye Yönetimleridir…

Esenler’de 1980 öncesi Belediye Başkanlığı yapan Çetin Aksoy, ilçenin o günleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulunarak “Demokrasinin 12 Eylül’de kesintiye uğramasıyla görev süremi tamamlayamadım. 12 Eylül darbesinin en büyük zararı Esenler’e olmuştur…” Dedi…

Çetin Aksoy; ”1977 yılında Esenler’de belediye başkanı oldum. Esenlerin durumunu yakından biliyordum. Bilerek aday olmuştum. Ben seçildikten iki yıl sonra 12 Eylül darbesi gerçekleşti. Darbe ile yapmak istediklerimiz ve uygulayacağımız birçok proje de kesintiye uğradı. 12 Eylül Esenler’e ve Esenlerlilere büyük zarar verdi. O günden bu güne oluşan çarpık kentleşmenin yegâne sorumlusu 12 Eylül darbesi ve sonraki belediye yönetimleridir.”

Şimdi üzerinde okul olan alanları biz planladık...

“Biz göreve başladığımızda bizden evvelki belediye başkanlarının yapmış olduğu imar planları vardı. Ben belediye başkanı olduktan sonra İmar İskân Bakanlığı ile defalarca görüşerek, Esenler’e uzmanlar getirdik.  Bu yapılan planların Esenler’e uygun olmadığını, uymadığını onlara anlattık. Esenler’in daha iyi yaşanılabilir, donatıları olan bir belde olmasının doğruluğuna inanarak Esenler’de kat yüksekliğini sınırladık. Çünkü o zamanki imar yasasına göre bir imar alanında değişme yüzde elliyi aşmış ise sistem öyle devam ediyordu. Kısa vadede yeni bir imar planı yaptırmamız ise mümkün değildi. Ama yine de bakanlıkla anlaşarak yeni bir imar planı yaptırdık. O zaman Esenler’in nihai nüfusunun 300–350 bin olması düşünülüyordu. Sanıyorum dokuz-onbin civarında da bir yapılaşma vardı. Biz boş alanları da okul yeri başta olmak üzere donatı alanları olarak planladık. Şu an üzerinde okul olan alanlar hep bizim planladığımız alanlardır. Nüfus artışlarını düşünerek ilerideki ihtiyaçları da göz önünde bulundurarak en yakınlarımızın, partililerimizin yerlerini bile okul alanları olarak ayırdık.”

Esenler’e İbrahim Turhan Lisesi’ni biz kazandırdık...

“Bizim o zaman iki ortaokulumuz vardı ama lisemiz yoktu. Bunun için İbrahim Turhan Lisesi’nin yerini belediye seçimi öncesinde, Ferhatpaşa çiftliğinin sahibi bayan ile konuşarak; ” babanızın ismini taşıyacak bir lise yeri veriniz” ricasında bulunarak ikna ettim. Ve Esenlere lise yerini kazandırmış oldum.

Doktor hanım ilk görüşmede söz vermedi; “kardeşlerimde karşı çıkmazlar ama bir görüşeyim” dedi. Cağaloğlu’ndaki muayenehanesinde lise yerini verdiklerini bana açıkladı. Sonradan da Neyir Hanım kendi ismini yaşatmak için Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Neyir Turhan İlkokulu’nun yapımını üstlendi ve böylece bir okul daha Esenler’e bir okul daha kazandırmış olduk.”


Çizmeleri giyip gece gündüz çalıştık…

“Lise yerini böylece aldık. Esenleri daha yaşanılabilir bir kent haline getirme düşüncesiyle projeler üretmeye başladık. O dönemlerde parasızlık vardı. Belediyenin gelirleri şimdiki gibi değildi. Kısıtlı imkânlarla çok şeyler yapmak için çizmeleri giyip gece gündüz çalıştık. Dörtyol Meydanı bir gecekondu yerleşimi idi. Biz burada hak sahipleri ile görüşerek meydanı genişletmek için tekliflerde bulunduk. Daha sonra bu alanı yeşil alan olarak bırakmıştık.”

Çift katlı kapalı otopark için proje hazırladık.

“Esenler Dörtyol Meydanı’ndaki Hasip Dinçsoy İlkokulu yerini de biz aldık. İmkânsızlıklar içerisinde, az paralarla reklâm yapmadan önemli işler yaptık. Biz bu alanı okul dönüşüm alanı olarak bıraktık. Aynı zamanda Halil İbrahim Vakfı’nın, camiinin ve okulun bulunduğu yerin altına çift katlı kapalı otopark yapmak için proje hazırladık. Camii hocaları ile görüşerek, bu şartı kabul ederseniz camiiyi de biz yapacağız diyerek onları da ikna etmiştik.  O zamanlar park sorunumuz yoktu, ama biz ileriyi düşünerek Esenler’in geleceğini görerek birçok proje hazırladık. Ancak 12 Eylül Darbesi Esenler’in geleceğini de aldı götürdü, Esenler’in bir Bahçelievler olmasını engelledi.”  

12 Eylül Darbesi olmasa esenler 70 dönümlük bir kültür park kazanmış olacaktı...

“Biz o zaman imar planı değişikliğini yaparken bir kültür parkımız olsun diye de uğraştık. Ferhatpaşa çiftliği alanında şimdiki metro’nun olduğu yerde 70 dönümlük park alanı için doktor hanımla görüştüm. Kendisi olur dedi. Maliye 3 bin lira kamulaştırma bedeli biçti. Bin lira ödeyeceğimizi söylediğimde doktor hanım o da bir hayır işidir olur dedi. Park projesini çizdirdim. O planlar belediyede belediye başkanı ve yazı işleri kapılarının üstünde 12 Eylül darbesine kadar asılı kaldı. Eğer darbe yapılmasaydı içinde yüzme havuzu, restaurantları, dinlenme merkezleri olan 70 dönümlük bir kültür parkı da Esenler’e kazandırmış olacaktık.”

Esenler’e 1100 yataklı bir hastane yapılması konusunda Bakanlıkla mutabakat sağladık.

“Esenlere bir hastane lazımdı. O zamanki Sağlık Bakanı hemşerimdi. Bakan ile görüşerek kendisine ‘Esenler’de isimlerimizi yaşatacak bir eser bırakmamız lazım diyerek, Esenler’e hastane yapılması konusunda ikna ettim. Ve 1100 yataklı bir hastane yapılması konusunda mutabakat sağladık. Şimdiki otogarın yeri o zaman Esenlerindi, bizdeydi. Hastane oraya yapılacaktı. Benim zamanımda o parti bu parti anlayışında meclis üyeleri yoktu. Dürüst olan her meclis üyesi benim için değerliydi. Yanlış yapan kendi partimden bile olsa gerekeni yapardım. O dönemde meclis üyeliği yapan, hala yaşayan meclis üyeleri var, hastane olayını onlara sorarsanız anlatırlar.”

Hal’in olduğu yere 60 bin kişilik stadyum projesi hazırladık…

“Esenlerin ilk belediye başkanı Nadir Bayır zamanında kemer mezarlığı yapıldı. Esenlerin nüfusu o zaman 80–85 bin civarındaydı. Esenlerin Nüfusunun artacağını düşünerek; kemer mezarlığını yukarıya doğru genişlettik.190 Dönüm askeriye arazisini almak için mücadele ettim. Neticesinde buraya bir duvar çekerek halkımızın hizmetine sundum. Atışılanı’ndan Bayrampaşa’ya kadar olan bölgeyi ise İstanbul belediye başkanı Aytekin Kotil’in yardımları ile orman alanı ilan ettik. Bana başkan kamulaştırma bedelini sorun etme dedi. Ayni zamanda Hal’in olduğu yer için burayı da stadyum yapalım dedi. Ve meclisten onaylatarak planlara işlettik. O zamanki meclis üyeleri şahittir, yaşıyorlar. İnönü stadyumu oraya taşınacaktı. 60 bin kişilik stadyum projesini hazırladık. O zaman hazırladığımız planlar Esenler belediyesi arşivinde olması lazım.”

Belediye çalışanlarından ekipler kurarak halkla beraber gece gündüz künk döşedik.

“Hastane temelini Aralık 1980’de atacaktık. İhtilal biraz gecikseydi Yeni mahallede Belediyeye ait bir benzin istasyonumuz olacaktı. Esenler’in eski halini bilmeyenler bizim çektiğimiz zorlukları bilemezler. Esenler’in tamamına yakını tarlaydı, çamurdan ayakkabı giyemezdiniz, üç mahallemiz tamamen tarlaydı. Yol yoktu, elektrik su yoktu. İlk çalışmaları biz başlattık. Çinçin deresinde yol yapmak için 500 kamyon moloz ve taş serdirdim. Bir taş ocağından anlaşıp getirttik. Cadde ve sokaklara günde iki yüz, üçyüz kamyon taş döktük. Bazı caddelerde adi Arnavut kaldırımları vardı. Birçok cadde ve sokağa Arnavut taşı döşettim. Alt yapı ise hiç yoktu. Belediye çalışanlarından ekipler kurarak halkla beraber gece gündüz künk döşedik. İlk kanalizasyon çalışmalarını başlattık. Esenler’de günde en az on defa elektrikler kesiliyordu, o zaman dört trafomuz vardı. Vatandaşın tapulu yerlerine bile trafo yaptık. Mevcut trafoların kapasitesini artırarak yeniledik. O zamanlar TEK yoktu, elektrik işleri de belediyenin görev alanındaydı. Bütün ağaç elektrik direklerinin beton direklerlerle değiştirilmesi de bizim dönemimizde olmuştur.”

Basının da haber yapmasıyla belediye halk otobüslerini servise koyduk…

“Ulaşım ise en büyük sorunumuzdu. İşçilerin yoğun yaşadığı bir belde olduğumuzdan sabah ve akşam vatandaş saatlerce kuyrukta bekliyordu. Almanya’dan hibe yoluyla dokuz otobüs aldık. Ancak otobüsler 11 metre idi. Valilik 10 metre olanların çalışmasına izin veriyordu. Otobüsler garajda bekliyordu. Uzun uğraşlardan sonra basının da haber yapmasıyla belediye halk otobüslerini servise koyduk halk biraz olsun nefes aldı…”




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder