21 Mart 2013 Perşembe

“GENÇALİ KAYA” AĞABEYİM VE SİYASİ BÜYÜĞÜMDÜR…



“GENÇALİ KAYA”  AĞABEYİM VE SİYASİ BÜYÜĞÜMDÜR…

Esenler’in Esenler olmasında önemli bir yere sahip olan ve hala siyasetçi bireyleri ile Esenler ve ülke politikasına katkı sunan “Kaya  Ailesinin” sahibi olduğu, rahmetli Gençali Kaya tarafından kurulan “Kayalar Spor Tesislerinde”;

Cemal Kaya ile Esenleri, Ağabeyi Gençali Kaya’yı, günümüz siyasetini ve yerel gazeteleri konuştuk…

“GENÇALİ KAYA”  AĞABEYİM OLMASININ ÖTESİNDE SİYASİ BÜYÜĞÜMDÜR…

“Gençali Kaya’nın, eskilerin ve Esenler yerlilerinin,  Esenler’in her karış toprağında ve yapılan her türlü hizmette çok büyük emeği vardır. Gerçekten onun ve partisi ne olursa olsun adı bu gün anılmayan birçoğunun pek çok emeği geçmiştir Esenler’e.  Kimse bu gün o devirde ve şartlarda yapılanları yok saymaya ve küçük görmeye hakkı yoktur. Böyle düşünen varsa geçmişini inkar etmiş olur.

Gençali Kaya, Esenler’de Gürses’lerin muhtarlık yaptığı dönemden vefatına kadar gelişen ve değişen dönemler arasında her şeye yakından tanıklığı ve ciddi anlamda katkısı olmuş bir şahsiyettir. Bu gün bile eksikliğini hissettiğimiz ve daima özlediğimiz bir kimliktir. Ağabeyim olmasının ötesinde Esenler’in geçmişinde, değişiminde, dönüşümünde ve gelişmesinde çok hakkı geçmiş bir siyasi büyüğümüzdür.

Esenlerin belde belediyesi olmasıyla başlayan o günlerin ilgili ve bilgili insanları ile birlikte çok büyük çalışmalara ve göz ardı edilemeyecek hizmetlere imza atmışlardır. Bu gün bakıldığında bile azımsanamayacak geleceğe dönük projelerin hayata geçmesinde öncü olmuşlardır. Zaten Gençali Kaya ve o günlerden kalan büyüklerimizin yaptıklarını veya yapamadıklarını o dönemin şartlarına göre değerlendirmek gerekir.

Bu insanlar Esenler’i Esenler yapan kalburüstü insanlardır. Ödenemez çok büyük emekleri vardır Esenler’de ve bizim üzerimizde. Partili partisiz her Esenlerlinin biri de Gençali Kaya olan bu değerli insanları bir şekilde anması, tanıması ve iyilikle yad etmesi gerekir. Geçmişte Öcalan'ın Belediye baikanlığı döneminde Namıkkemal mahallesinde bir sokağa Gençali Kaya adı verilmişti ahte vefa gereği. Geçmişte Esenler için çalışmış ağabeyim ve benzer şahsiyetlerin belirlenerek bugün de onurlandırılması bizi mutlu eder. Çünkü bu insanlar sadece hizmet etmek için çalıştılar. Hizmet etmeyi kendi özel çıkarlarının hep önünde tuttular.

Nitekim ilk belde belediye olunmasıyla beraber Gençali Kaya’da en genç meclis üyelerinden biri olarak seçilerek o dönem yapılan bir takım projelerin, altyapı sorunlarının giderilmesi için yapılan çalışmaların gerçekleşmesinde aktif rol oynamıştır. Geçmiş tarafsız bir gözle değerlendirildiğinde o dönemlerde el atılmamış hiçbir problem yoktur. Zaten o dönem partizan bir anlayış da fazlaca egemen değildir. Yerel manada seçim sonrası halk yararına bütünleşen bir siyasi bir öngörünün hakim olduğu yıllardı o yıllar. Ağabeyim ve arkadaşları diğer meclis üyeleri ile birlikte bu anlayışla Esenlerin gelişmesi için çabalamışlardır. Siyasi istikbal peşinde koşmadan hizmet yarışına girmişlerdir. Yapılabileceğin en iyisini en alasını yapmaya geyret göstermişlerdir.

O günlerde o günkü ağır koşullarda yapılacak olanların en iyisini yapmış olduklarına yürekten inanıyorum. Kim ne derse desin canlı tanıklarından biri de benim o günlerin.  Onlar Esenler’in gelişmesinde ve geliştirilmesinde üstün gayret göstermişlerdir.

“GENÇALİ KAYA”  ESENLER BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCILIĞI YAPMIŞTIR…

Gençali Kaya Esenler’in o günkü gelişen ve Anadolu’dan göçenlerin ilk adresi olduğu devirde üç veya dört dönem belediye meclis üyeliği, Esenler belediye başkan yardımcılığı yapmıştır. Bu görevlerinde adam kayırmadan, partizanlık yapmadan herkese eşit muamele yaparak, yardım ve hizmette bulunmuştur.

Bu gün Esenler’in bir çok mahallesine gittiğimde ‘Allah kendisinden razı olsun onun sayesinde elimiz iş tuttu, emekli olduk.’ diyen her partiden Esenlerli ile hala karşılaşıyorum. Gerçekten eskiden, o devirde hiçbir çıkar gözetmeksizin Esenler için çalışanlardan Allah razı olsun diyorum. Ağabeyim Gençali Kaya Belde belediye başkanları Nadir Bayır, Mustafa Yumak ve Çetin Aksoy döneminde de belediye meclis üyeliği yaptı. 80 darbesine kadar Aksoy’un belde belediye başkanlığı döneminde Esenler için ciddi, bu gün için dahi cidden önem taşıyan, gerçekleştirilen gerçekleştirilmeyen projelere başlandı. Şu son günlerde ancak hayat bulan, yapımına başlanan birçok proje eğer darbe gerçekleşmeseydi 30 yıl evvelinden gerçekleştirilecekti. Zaten o son dönemden hangi partiden olursa olsun belediye meclis üyeleri ile görüşme imkânı bulunsa hepsi ayni şeyi söyler.



Gençali Kaya siyasi yönü ve belediyeciliğinin yanı sıra cemiyetleşme açısından da İlçemize gerçekten çok katkısı olmuş bir esenlerlidir. Bu gün hala devam eden odaların ve esnaf teşkilatlanmalarının da öncülerinden birisidir. Şoförler derneğinin ilk kurucu üyelerindendir.  Şoförler derneğinin başkanlığını da yapmıştır. Ayrıca Esenler Esnaf derneğinin de kurucuları arasındadır ağabeyim Gençali Kaya. Esenler birleşik esnaf odası kurucu kayıtlarına bakıldığında görülecektir.

GAYEMİZ “GENÇALİ KAYA” VE BİRÇOK PARTİLİMİZİN GEÇMİŞTEKİ HİZMETLERİNE ARTI KOYMAKTIR...

Gençali Kaya fevkalade çalışkan, iyi niyetli, herkesin işine koşan, hiç kimseye art niyeti olmayan, özü sözü dinlenir, dürüst ve dobra bir insandı. 12 Eylül darbesi sonrasında 80 ortalarına kadar aktif siyasete devam etti. Sonra bizi siyasete katması sebebiyle bizi destekleyecek seviyede ancak vefatına kadar daima partili kalarak siyasete devam etti.

Bizim topluma hizmet etmemiz için teşvik edici, yön verici bir tavır içinde her fırsatta yol gösterici olmuştur. Bu gün hala özlediğimiz ve desteğini beklediğimiz ve tecrübelerinden faydalanmayı arzuladığımız bir büyüğümdür. Böyle de kalacaktır yaşadığım sürece. Ayrıca yaptığımız her siyasi etkinliği hissettirmeden izlemiş, yeri geldiğinde öneriler sunmuş, yanlışlarımızı gördüğünde ise kardeşi olmamıza rağmen eleştiri yapmaktan asla çekinmemiştir. Oluruna getirip bizi acımasızca ama yapıcı manada eleştirmiştir.

Esenler siyasi hayatında biz o kuşaktan sonraki siyasi temsilcileriz. Umarım yarınlarda biz de onlar gibi iyi olarak anılırız. Bütün gayemiz Gençali Kaya ve isimlerini şu an tek tek sayamadığım ancak daima gönlümüzde yeri olacak ve yakın tarihimizde yaptıkları ile anılan birçok partilimizin geçmişteki yaptıklarına artı koyarak devam edebilmektir. Fazla da bir beklentim yok. Biz olabileceğimizin ve yapabileceğimizin bir kısmını yaptık.

Zaten 14-15 yaşlarından itibaren başlayarak onların yanında bir genç olarak siyasetin gerçekliğini ve inceliklerini öğrendik. Bayrağı devraldığımız günden bu yana 27 Aralık 1993 yılında ilçe olan Esenler siyasi arenasında yerimizi aldık.
Güngören’den ayrılarak ilçe olan Esenler’de SHP ve CHP’de uzun süre ilçe yöneticiliği yaptım. İki veya üç dönem de sizinle ayni yönetimde çalıştık. Bu arada il ve kurultay delegelikleri de yaptım. İlçe olduktan sonraki ikinci yerel seçimde 1999 yılında partimden Esenler Belediye başkanı adayı oldum.

O dönem çok iyi bir propaganda dönemi geçirdik. İyi bir siyasi seçim propaganda çalışması gerçekleştirdik. Oylarımızı artırdığımız bir yarış oldu o seçim. Ancak ülkenin genel siyasi konjonktürünü kökünden değiştirecek tarihi bir olay oylarımızı daha da artırmamızı engelledi.  Daha sonra 2005 ila 2009 yılları arası partimin ilçe başkanlığı görevini yürüttüm. Son yerel seçimlerde de Esenler belediye meclisi üyesi olarak seçildim. Ailemde Gençali Kaya’dan sonra bu görevi üstlenmem benim için ayrıca bir onur ve gurur kaynağıdır. Yani geçmişten bu güne bir değerlendirme yaptığımda benim belediye meclisi üyeliğim ayrı bir anlam ve değer taşır. O nedenle benim siyasi rotam küçücük bir yanlış anlama, algılama ve yanlış değerlendirmeler yapılarak eleştiri konusu olduğunda en fazla ben incinirim. Çünkü geçmişten gelen bir yükün altında ezilirim o vakit.

53 YILLIK BİR ESENLERLİ OLARAK ART NİYETİMİZDE YOKTUR, HIRS YAPACAK DENLİ SİYASİ BEKLENTİMİZDE…

Bu yolda her türlü zorluğa rağmen de devam ediyoruz. Büyüklerimizin Gençali Kaya abimin bıraktığı bayrağı ve Esenlere hizmet aşkını devam ettiriyoruz. Doğma büyüme 53 yıllık bir Esenlerli olarak Esenlere faydalı olabilecek her hizmetin gerçekleştirilmesine, siyasi görev bilinciyle ve sorumluluklarımızı bilerek çalışıyoruz. Art niyetimizde yoktur, hırs yapacak denli siyasi beklentimizde yoktur. Önemli olan Esenler’de yaşayan insanların hiç çekinmeden ‘Ben Esenlerliyim’ diyebileceği bir ortamın oluşturulmasıdır.

Örneğin, ben orta okulu Esenler Hasip Dinçsoy’da okudum. Bu okulun yeri bile Çetin Aksoy’un Belediye başkanlığı döneminde halledildi. Gençali Kaya’nın katkıları ile o okula kaydoldum. Bizzat kendisi beni götürdü ortaokula yazdırdı. Hatta o günkü çekilen okul kayıt fotoğrafımda bile rahmetli abimin kendi kravatı vardır. Yani onun kravatını taktım ve fotoğraf çektirdim. O günlerin realitesi işte buydu.  Ben sonra Şehremini Lisesi’nde okudum. O zamanlar Esenler’de lise yoktu. O dönem birkaç arkadaşımla beraber o liseye giderken Esenler’liyim demeye çekinirdik. Gerçi Esenler’in yerini tam bilen ve tanıyan da yoktu. Sende Esenler dışında okudun, bu olumsuz durum senin için de geçerliydi kesinlikle. Hakikaten bu olumsuz durum, yaşanılan yeri gizleme saklama tavrı yakın zamanlara kadar devam etti.

ESENLER YILLARCA KADERİ İLE BAŞ BAŞA BIRAKILDI…

Gerçekten Esenler’in hakkı yenmiştir geçen yıllarda.  Ben bu anlamda Esenler’in hak ve hukukunu korumayan, tüm hizmet ve yatırımları şehir merkezlerine kaydıran üst düzey siyasi yöneticileri eleştiriyorum ve hakkım varsa helal etmiyorum.



Çünkü Esenler uzun yıllar kaderi ile baş başa bırakıldı. Bu hak ve hukuk ihlali çağdaş, yaşanabilir, alt ve üst yapısı tamamlanmış bir Esenler kurulmasına mani oldu. Esenler’e uygulanması gereken hizmetler başka merkezlere kaydırıldığı gibi, alması zaruri tüm hizmetler bile elden geldiğince geciktirildi. Şehir içlerine lüks konutlar yapılırken, Esenler işçilerin ve dar gelirlilerin konut ihtiyacını karşılayan gecekondu merkezi haline getirildi. Şehir merkezlerinde imar tekniği açısından 3-5 emsal kararları alınırken, Esenler’in gelişmesine katkı yapacak benzer kararlar hiç alınmadı, devamlı ertelendi. Sonuçta bu günkü içinden çıkılması güç sorunlarla boğuşan Esenler oluşturuldu. Esenler’e kurtarıcı imkanlar ve çözüm şansı hiç tanınmadı. bir çok proje gündemde yer aldı ama gerçekleşmedi ve Esenler özellikle son yirmi yıl hiç de iyi yönetilemedi.

Oysa 80 öncesi son belde belediyesi dönemi, Gençali Kaya ve diğer gerçek Esenlerlilerin belediye meclisini oluşturduğu dönem 12 Eylül darbesi ile kesintiye uğramamış olsaydı bu günkü durumumuzdan çok daha ileride bir Esenler’de yaşıyor olurduk inancını halen taşıyorum.

Gözlemlediğim kadarıyla Esenler maalesef siyasi açıdan, hizmet alma ve hizmet üretilmesi açısından yıllar içinde hep dışlandı, yok sayıldı, ötekileştirildi. 80 sonrası değişik ilçelere bağlanmak suretiyle edinilmiş, kazanılmış kaynakları da oralara aktarıldı. Esenler vergiyi verdi hizmeti başka ilçeler aldı.


ESENLER’DE GEÇMİŞE ORANLA İYİYE GİDEN BİR DURUM SÖZ KONUSU…

1993 yılında ilçe olunmayla başlayan siyasi yolculukta bu sefer bizde vardık. Aday da olduk, kendi içimizden adaylar da çıkardık, seçimlere girdik. Ancak geçmişteki seçim kazanma başarısını hiç sağlayamadık. Ancak mecliste birkaç belediye meclisi temsil edebilecek seviyede kaldık. Gelen belediye başkanları mecliste büyük bir çoğunluğu sağlayarak başkan oldular. Seçilenlerinde ne kadar yönetip yönetemediğini kamuoyu takdir eder artık. Yani Yorum ve eleştiri yapmak yerine kamuoyunun takdirine bırakıyorum.



Yıllarca hak ettiği hizmetleri gerektiğince alamayan Esenler’de bu dönem geçmişe oranla iyiye giden bir durum söz konusu diyebiliriz. Bizim de içinde bulunduğumuz bu dönem Esenler’in yapılandırılması anlamında, merkezden hizmet alma bakımından ciddi gayretlilik içinde. Esenler adına ciddi görülebilecek atılmış ve atılacak adımlar var. Eksiklikleri olmasının yanında var olanı düzeltme çabası var. Elbette her şey tamam, tüm hizmetler yerine getirildi denilemez.  Ama Esenler ilçe olduğu günden bu yana ertelenmiş her şeye, birçok alanda yapılmayanlara el atıldı.

Tabi tüm bu yapılanlar, yapılan projelerin bizi ilgilendirenleri halkın toplumun yararına olanlarıdır. Proje projedir deyip her önümüze koyulanı da destekleyemeyiz. Kötü, mali ve siyasi anlamda yanlış olanlara da onay veremeyiz.

SON YILLARDA PLANLI VEYA PLANSIZ GELİŞTİRİLEN GELENEĞİMİZE TERS SİYASET YAPMA BİÇİMİNİ YADIRGIYORUM…

Esenler’in geçmişteki ve bugünkü siyasi aktörlerine baktığımda eski siyasetçilerin çok daha dürüst, nitelikli ve namuslu olduğunu görüyorum. Eskiden gerçekten siyasi bir kalite vardı. Bu gün kendi siyasi düşüncenden olsa bile insanlar doğabilecek en ufak ayrıntıyı ve açığı ileride koz olarak kullanma peşindeler. Siyaset üretmek yerine açık yakalama peşinde birbiriyle didişerek zaman harcıyorlar. Hal böyle olunca halkoyunda güvenilirlik kaybediliyor.

Doğrusu ben son yıllarda planlı veya plansız geliştirilen bu tabansız siyaset yapma biçimini yadırgıyorum. Bu geleneksel siyaset yapma anlayışıyla örtüşmeyen kendi içinde daralmayı ve küçülmeyi getiren etik olmayan, yanlış bir tutumdur. Bizim eskilerden, siyasi büyüklerimizden aldığımız siyesi terbiye ve üslup da kesinlikle bu değildir.

Zaman zaman siyasetin içinde biri olarak kendi kendimi gözden geçiriyorum. Özeleştiri yapıyorum. Çıkardığım sonuç şudur. Gerçekten zamanı geldiği düşünüldüğünden bayrak nasıl bize bırakılmış ise bizde zamanı geldiğinde bayrağı bırakmalıyız diye düşünüyorum. Bence zamanında bırakmak ve gençlere hak ettikleri yerleri açmak siyasi bir erdemliliktir. Ayrıca olması gerekendir ve vazgeçilemez bir gerekliliktir.

Bu konuda hiçbir kimsenin asla şüphesi olmasın ki biz gereğini gönül rahatlığı ile yaparız. Nasıl ki Gençali Kaya bize bırakıp köşesine çekildi biz de siyasi hayatımızı sonlandırma günümüz geldiğinde samimiyetle sonlandırıp hak eden her kimse onların yolunu açarız.

Bize bu siyasi yolu açmaktan hiç çekinmeyen, ayrıca da hiç büyüklenmeyen siyasi büyüklerimizi Gençali Kaya şahsında rahmet ve minnetle anıyorum. Siyasette vefa olmadığını bilsem de bizim onları andığımız ve yad ettiğimiz gibi Esenler geleceğinde anılmak isterim. Bu yüzden her attığımız adımı ölçülü ve sayılı atmaya gayret ediyoruz.

YEREL GAZETELER VE HABER SİTELERİ DOĞRUYU İSTEDİKLERİ GİBİ YAYINLIYOR

Bu kadar ölçülü ve partili olma kültürümüze zarar vermeyecek şekilde davranmamıza karşın son dönemlerde yerel gazetelere yansıyan bazı röportajlar verdiğimiz yönünde haberler çıkıyor. Esenler’de yerel gazeteciliğin geliştiği bir gerçek. Ancak ben yerel gazete ve haber-net sitelerinin doğruyu istedikleri gibi yayınladıklarına inanıyorum. Yani kendi siyasi görüş ve inançları doğrultusunda sizin söylediklerinizi elekten süzerek yayınlıyorlar.

Yani yerel gazeteler işlerini gereğince ve haberleri kamuoyuna doğrudan yansıtma çerçevesinde görevlerini icra etmiyorlar. Ayaküstü sorulan sorulardan bir derleme yapılarak, röportaj diye halka sunuyorlar. Başka Yerel gazeteler de kaynak göstermeden alıntılar yaparak ayni haberi çeşitlendirerek topluma sunuyorlar. Hal böyle olunca beyanatlarımız değişkenlik göstermek kaydıyla birkaç yerel gazete de çıkınca hiç yapılmamış bir röportaj her birine ayrı ayrı beyanat verilmiş gibi lanse edilebiliyor. Okuyanlar ve yerel medyayı sürekli takip edenler böylece yanlış yönlendirilmiş oluyor. Oysa yerel basın kendi içindeki siyasal çekişmeleri kendi düşüncesinden insanları acımasızca ve hak edilmeyen biçimde eleştirerek aslında yanlışa düşüyor. Bu yolda tersine işleyen basın zaman içinde kendi camiasında bile güven kaybına uğrayabilir kanaatindeyim.

Şimdi benim bir yerel gazeteye verdiğim söylenen ve diğer birkaç yerel gazetede de çıkan röportaja gelince. O röportajın tamamına bakıldığında özetle ifade edilmek istenen Esenler’de yapılan çalışmalar hakkında son durumlarıyla ilgili bir saptamaydı. Başka da bir şey yok.

Sorulan soruları ve verdiğim yanıtları Ses kaydından siz de dinlediniz. Bazı projelerin devam etmekte olduğu bazılarının bitmiş ve açılmış olduğunu söylemişiz. En önemli proje olarak da Havalanı Mahallesinde devam eden Kentsel Dönüşüm çalışmalarıdır diyoruz. Orayla ilgili de son durum hakkında bilgi sahibi olmak istediğimizi aktarmışız muhabire.

Yerel basın muhabirine yapılan projelerin en önemlisi Havalanı Mahallesi dönüşümü olduğunu ve kentsel dönüşümü de muhalefet olarak desteklediğimizi  açıklamak dışında halk menfaatine ters bir durum olmadığı sürece desteğimizin devam edeceğini söylüyoruz.

BU SORU HEP SORULUYOR, SİZ DE SORDUNUZ…

Röportajda asıl söylediğimiz ses kayıtlarında olmasına rağmen yayına çıkmayan, kamuoyuna yansıtılmayan “Havaalanı Mahallesinde kentsel dönüşüm projesinde hak sahiplerinin mağdur edilmeden, tereddüde bile mahal vermeden dairelerinin tamamlanarak halka verilmesi gereklidir.” Sözleri de bize aittir. İşte bir belediye meclisi üyesi olarak takip edeceğimiz asıl nokta budur. Görev süremiz dolana kadar Havalanı ve diğer mahallelerimizde kentsel dönüşüm olan bölgelerimizde gelişmelerin ciddiyetle takipçisi olacağız. Asıl mesele budur.

Bu soru hep soruluyor. Siz de sordunuz. Biz bunlar üzerinde kafa yorarken yerel basınımızın belediye meclisi işleyişini bildikleri halde yanlış yargılamalarda bulunması başka bir gereksizliktir. Meclis çalışma yönetmeliğine göre, belediye yasaları ve düzenlemelerine göre mecliste görüşülen bir maddenin kabul edilip edilmemesi, meclis başkan vekilinin sorması ile neticelenir. Kabul edilirse oy birliği veya oy çokluğu ile sonuçlanır.



Herhangi bir maddeye ret oyu verenler var ise sayısına ve kim verdiğine bakılmaksızın oyçokluğu olarak nitelendirilir. Yani madde oy çokluğu ile geçti şeklinde kayıtlara geçirilir. Kimin ne oy verdiğinin pek de önemi yoktur. Çünkü muhalefet meclis üyeleri ve partileri de bellidir. Meclis böyle yürür, isim isim saymak ve isimlendirmek de yanlıştır. Bu ısrarla üzerinde durduğunuz konu başkana yüz milyonluk yetkilendirme maddesi de oy çokluğu ile geçmiş bir maddedir. Geçmişte birçok görüşülen maddede de diğer muhalefet partisi meclis üyelerinin ret oyu vermediği halde oy çokluğu ile geçtiği olmuştur. O madde de görüşülüp oy çokluğu ile geçmiştir. Önemli olan da budur.

Bu ve benzeri sorular soruldu, soruluyor ve siz de sorun. Ama bu konuda vereceğim cevap budur.

YEREL MEDYADAKİ BOŞLUĞU DOLDURACAK PROJELER HAZIRLIYORUM…

Evet, geçmişten gelen ve bu günde devam ettirilmesi bize nasip olmuş bir görevi sürdürüyorum. Dilerim isteyen herkes gün gelir bu görevleri bizden devralır. Bizim ilelebet bu meclis üyeliğine talip olmak ve sürdürmek gibi bir düşüncemiz yok. Dediğim gibi zamanı geldiğinde süremiz dolduğunda biz bırakacağız. Gençlerin önünü açacağız ve onlar gelecek bu mevkilere.

Yerel basınla ilgili son düşüncelerim ise şudur; asıl eleştirilmesi gereken daha üst icra mercileridir. Mecliste üç-beş kişilik bir grup üzerinde eleştiri yoğunlaştırmak gazetecilik değildir. İcraatı yerinde keşfedip, usulsüzlüğü kaynağında yakalayıp halk yararına, toplum yararına olmayanları cesaretle kamuoyu ile paylaşmaktır gazetecilik. Başkanım başkanım diyerek asıl icracılara yakınlık göstererek, devamlı bizim söylediklerimizi didikleyip öne çıkararak olmaz bu iş. Belediye başkanını takip eden kaç yerel gazeteci var. İhalelerinden, yaptıklarına takip edip araştırıp yazan kaç gazeteci var. Gerçekte takibe alınması gereken belediye başkanıdır biz değiliz.

Ben açıkçası bu gereksiz takipten ve asılsız eleştirilerden bıktım usandım. Bir siyasi olarak, bir belediye meclisi üyesi olarak yerel medyaya ne yazacaklar endişesi ile beyanat vermeye çekiniyorum. Bu anlaşılabilir ve olacak bir iş değil. Tersine bir dünya var Esenler’de. Muhalefete muhalefet eden bir basın oluşmuş maalesef, her neden ise iktidara muhalefet etmek yerine kolayı seçiyorlar. Kendi kendisiyle muhalefet etme yarışına giren bir yerel basın var karşımızda.

Umarım günü gelir ve gerçekleri fark ederler. Ayrıca çok yakın bir zamanda uygulanacak yerel medyadaki oluşan ciddi manadaki bu boşluğu dolduracak projeler hazırladığımı da bilmenizi isterim. O gün geldiğinde projemin ne olduğunu göreceksiniz…”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder