24 Şubat 2012 Cuma

GÜN YÜZÜ GÖRMEDEN TÜZÜK KURULTAYLARI

esenlerpres
ERDOĞAN AKSU

GÜN YÜZÜ GÖRMEDEN TÜZÜK KURULTAYLARI
 
Email: yerelgazeteci@hotmail.com

“Bir yanda katı bir bencillik, bir yanda isimsiz bir sefalet sürmekte” ise her değerlendirme dinamik sol bakış açısıyla yapılmalıdır. Reform ise bilinçli bir pratikle ve düzeyli bir katılımla gerçekleşir. Hikâye nereye giderse biz de oraya gideriz mantığıyla kurultay toplamak hayata mola vermek gibi bir şeydir aslında. Olağandışı yetkilerle donanmışlık iktidara yürüyüşü periyodik olarak sağlamadığı gibi akıl ve irade duvarına çarpar tüm siyasal arayışlar.

GÜN YÜZÜ GÖRMEDEN TÜZÜK KURULTAYLARI
“Bir yanda katı bir bencillik, bir yanda isimsiz bir sefalet sürmekte” ise her değerlendirme dinamik sol bakış açısıyla yapılmalıdır. Reform ise bilinçli bir pratikle ve düzeyli bir katılımla gerçekleşir. Hikâye nereye giderse biz de oraya gideriz mantığıyla kurultay toplamak hayata mola vermek gibi bir şeydir aslında. Olağandışı yetkilerle donanmışlık iktidara yürüyüşü periyodik olarak sağlamadığı gibi akıl ve irade duvarına çarpar tüm siyasal arayışlar.
Bu baskı ve kaos ortamında da hiçbir tüzük, ardı ardına yapılacak hiçbir tüzük kurultayı da ilaç olmaz yaraya.  ‘Büyük demokrasi şöleni’ adıyla genel merkez ve muhalefetin ayrı ayrı kurultay toplayacağı gibi garip bir durum var ortada. Delegelerin tek giriş kartıyla seçecekleri kurultaydan birini veya her ikisini de onurlandıracakları bir ilk yaşıyor CHP. Hafta sonu yapılacak Tüzük kurultaylarına hazırlık olanca hızıyla sürerken CHP dışında bir sosyal demokrat partinin gereksinim olduğuna inananların da oranı maalesef yükseliyor.
Kilit isimlerle kilitli kapıları açmak gibi karmaşık tasarımlarımı olan bir kurultaylar süreci açılıyor partililerin önüne. Öyle bir virüs bulaşmış ki partinin tüzüğüne değişimin gücü genelgelerle kovalanıyor ve böylece hedefler şaşıyor. Oysaki meselenin özü tüzük değişikliği veya yeni tüzük değil aslında. Parti içi adaylaşma da oranlar, kotalar kalkar ve her türlü adaylıkta ön seçim uygulanırsa bütün sorun kökünden hallolur.
“Evren sürekli bir değişimden geçmektedir” sözü bir değer ise eğer; sıra dışı oyunlarla yapay gündemler yaratıp, fırtınalar koparmadan rüzgârın muazzam fısıltısını dinlemek gerekir. Dâhice planlarla, maddeler üzerinde anlaşmaya dönük karmaşık tüzük tartışmaları da parti içi iktidar mücadelesinin bir ürünüdür sadece. Başka da bir şey değil.
Haziran ayında yapılacak olağan kurultay öncesine sıkıştırılan bu iki tüzük kurultayı aslında partide 360 imza verecek delegenin her zaman bulunacağının kabullenilmesinden öte bir önem taşımıyor. Üstelik kıpırdanmaya başlayan parti içi muhalefet kurultaylardan birini seçimli bir kurultaya dönüştürebilirse parti hiyerarşisi hepten bozulabilir. Seçimli olmasa bile bir veya iki yapılacak bu tüzük kurultayları kim ne derse desin genel başkanı yıpratacak ve kurduğu kadrosuna güç kaybettirecektir. Altın damlası da olsa bu sıkışıklık bıkkınlık verir. Bu nedenle; Değişim umudunu taşıyan kadroların yılgınlığa düştüğü ve kongre süreçlerinin işlediği şu günlerde delegelerin kurultaya nasıl bir ağırlık koyacağı hala belirsizliğini koruyor. İleri de bir hayal kırıklığı yaşanmaması için, yitik hayatlardan anı derlememek için kemikleşmiş imajların kırılması gerekir.
Bu hafta sonu klasik iktidar savaşları güncellenirse Genel başkanın etrafının ayıklanması gibi bir sonuçla bitecek bir kurultay olması da mümkün. Açılım ve katılımlarla belirlenecek bir örgüt şeması çatışma yerine başarıyı getirir. Değişik vitrin süsleri ile klüpleşen bir parti tuzağına düşülmemelidir.
Ayrıca Partide tasfiye sürecini başlatacak bir sürecin, kongre ve kurultayların başlangıcı bir kurultay da olabilir bu tüzük kurultayları. İki yapının egemen olduğu kılıçların çekildiği bir bölünme sürecine de çekilebilir kadrolar. Bu nedenle genel başkan kılıcını parti içi yarışlarda değil, ülke siyasetinde kullanmalı.
Bu iş analitik tahlillerle olmaz. Tüzük kurultayı ve peşindeki kurultayların, içi dışı kaynamayan, yerelde tek adres, genelde çok ses, bol renk ama tek yürek bir parti imajı atağına dönüştürülmelidir. Yoksa en büyük düşlerimiz yine çalındıkça çalınır…
 23.02.2012
Bu Yazı 231 Kez Okunmuş

esenlerpres
ERDOĞAN AKSU

18 Şubat 2012 Cumartesi

BİR KOMŞU İLÇEDE “YEREL GAZETECİ” OLMAK KOLAYLIĞI

esenlerpresErdoğan Aksu  

BİR KOMŞU İLÇEDE “YEREL GAZETECİ” OLMAK KOLAYLIĞI
Email: yerelgazeteci@hotmail.com

Bu ilçede de bizdeki kadar yerel gazete var. Belediye başkanı bir pasajda yer tutarak, o yeri oda oda yerel gazetelerin emrine veriyor. Ayrıca elektriğini, suyunu, ısınmasını ödüyor. Üstelik her gazeteye birer bilgisayar armağan ediyor. Yılbaşında, Dini ve milli bayramlarda gazetelere bedeli altı yüz liradan az olmamak kaydıyla yarım sayfa tebrik ilanları veriyor. Yani belediye yerel gazetelerin sürekliliğinin garantisi oluvermiş komşuda. Ve bu belediye başkanı da iktidar partisinden seçilmiş bir başkan.

BİR KOMŞU İLÇEDE “YEREL GAZETECİ” OLMAK KOLAYLIĞI

Belediye başkanı ile yapılan Yerel gazeteciler Divan’ında söz alan yerel medya temsilcilerimizin çoğu ekonomik zorluklar içerisinde olduklarını deklere etti. Konu belediyenin gazete çıkarmayıp bu iş için harcanan tutarın var olan yerel gazetelerin desteklenmesinde kullanımına kadar taşındı.

Bize göre belediye kendi gazetesini çıkarmaya devam etmelidir. Hatta yayımladığı çocuk dergisine ek olarak büyüklere yönelik prestijli bir dergi de çıkarmalıdır. Yerel gazeteler de reklam panayırından az çok nasiplendikçe sayılarına sayı eklemelidirler. İlçemizin iktidarsız güneşsiz birikimi, değişimin göstergesi şimdilik bu.

Oysa yerel basın çok sesliliğin ve demokrasinin en vazgeçilmez gerçekliğidir. Bir başka gerçek ise yerel basın unsurlarından her birinin hayatta kalma mücadelesi ve devamlılığını sürdürme kavgasıdır. Bu günden yarına iktidarın değişmeyeceği öngörüsüyle bir anda çark etmek hiç kimseye yarar getirmeyeceğine göre geleceğe yönelik ucuz manevralara da gerek yok.

Siyasi angajmanı olan veya olmayan, yerel haberciliği yerelciliği asla bir kenara bırakmayan her kim varsa onca kısıtlı olanaklara rağmen yaranma peşine düşmeden bu yolda ilerlemelidir. Belediyeye verilen gazetelerden nemalanarak gazetecilik yapanları, kaynak kesintiye uğradığında yeniden bağlanması için görüntü verenleri de anlamak belki mümkün. Ancak yandaş gibi çalışıyor izlenimi vererek, sahte imajlar takınarak yol açmaya çalışmak Yerel gazeteciliğin takdir boyutlarını aşan bir tutum biçiminde ortaya çıkıyor.

Yıllarca çok çeşitlilik ve renklilik olmadığından ilçede yerel gazetecilik izahı, izanı, mizanı, meali pek yapılmadan durum bu günlere taşındı. Yerel gazete sayısı sekiz dokuz civarına ulaşınca çok yönlü ve girift bir ortam oluştu. Belediye de seçkinci davranıp, isyanlara aldırmadan kenara çekildi.

Bu konuda hata var mıdır? Vardır. Karşılıklı mıdır? Evet. Önemli olan hatalardan dönüşü kimseyi fazla incitmeden güncellemektir. Anmaya gün yazmaya günce kalmadan, işler iyice karışmadan çözümlenmesi gereken bir konudur yerel basının içinde bulunduğu ekonomik kaos.

Kerevete çıkmadan meselenin kerevete sığıp sığmadığını anlayabilmek maalesef çok zor bir iş. Biz kerevetine çıktık ve gördük; Ayni kavganın ayni tarafı olunmadıkça en tumturaklı söylemler atılsa da kumdan kaleler tezelden yıkılır. Dönülmeze yolculuk bakışlarını da en iyi bilenlerdeniz, o nedenle adaletin mızrağı iyi işlemeli.

Bu nedenle; Son yerel seçimlerde belediye olmuş yakın-komşu bir ilçe örneğini evrensel değerlere geleneksel bir yorum katmak açısından sütunlarımıza taşıyoruz.

“Bu ilçede de bizdeki kadar yerel gazete var. Belediye başkanı bir pasajda yer tutarak, o yeri oda oda yerel gazetelerin emrine veriyor. Ayrıca elektriğini, suyunu, ısınmasını ödüyor. Üstelik her gazeteye birer bilgisayar armağan ediyor. Yılbaşında, Dini ve milli bayramlarda gazetelere bedeli altı yüz liradan az olmamak kaydıyla yarım sayfa tebrik ilanları veriyor. Yani belediye yerel gazetelerin sürekliliğinin garantisi oluvermiş komşuda. Ve bu belediye başkanı da iktidar partisinden seçilmiş bir başkan.” Kutluyoruz sayın başkanı.

Söz denizine demirledikse eğer, sararmış fotoğraflarda tanıdık yüzler armaya hiç gerek yok. Sızlanmadan ümit tazeleyerek çevremizdeki çağdaş görüşlü uygulama formlarından esinleneceğiz ve yine de Esenler için eseceğiz.

Yüzleşmekten kaçınarak hiçbir iş hakkınca olmaz…

17.02.2012
Bu Yazı 103 Kez Okunmuş
esenlerpres
Erdoğan Aksu  

13 Şubat 2012 Pazartesi

YEREL GAZETECİLER VE SEDİR, DİVAN, MECLİS ÜÇGENİ

esenlerpresERDOĞAN AKSU

Yerel Haber  
YEREL GAZETECİLER DİVANI
13-02-2012 / 14:55
YEREL GAZETECİLER VE SEDİR, DİVAN, MECLİS ÜÇGENİ
Erdoğan Aksu/yorum haber
Geçenlerde Belediye Başkanı ile epey gecikmeli ve yemekli yerel basın divanı toplandı. Yemek helal midir, halal mıdır gün gelir anlarız ama biz halaluya deyip geçtik işin o yanını. Neler konuşulup konuşulmadığı yerel basına da yansıyacağından biz kendi çektiğimiz fotoğrafın resmini basacağız sadece alfabe liyakatsiz, ehliyetsiz ellerde bozulmasın diye. Toplumsal hafızadaki Esenler imajı veya toplam algı hangi noktada bilmiyor da değiliz ayrıca. Yani koskoca bir dünya küçücük bir gemiye bindik o akşam ve gerçeğin hayallere bağlandığına, hayallerinde geçmişe dağıldığına tanıklık ettik.
Bildiğimiz konuların ve ölçülerin dışına fazla taşmayan, üç yıldır yaptığı tipik sunumlarından birini yaptı başkan. Belki de kendisini çok yakından takip etmemiz birkaç mesele haricinde bizde eskileri tekrarlıyormuş havası da estirmiş olabilir. “Ciddiye alınması gerekmezlerin” soruları ve eleştirileri de olmasa başkandan alışılmış monologlar tarzında yemekli bir gösteri izlenmiş olacaktı sadece. Neyse ki başkanı az da olsa şaşırtan, belediye faaliyetlerinin derinliğine iniş ve çıkışlar, sortiler ciddiye alınmasına gerek olmayan “bu adamların” ciddi bilgilere sahip olduğunu gösterdi.
Bilinmeyenleri de başkan dolambaçlı yollara sapmadan anlattı. Örneğin başkanlık mazbatasını aldığında açıkça sevinemediğini kara kara düşündüğünü ifade etti. Belediyenin hesaplarında hacizler vardı dedi.
Hacizlik durumdan bu güne, çizilen panaromaya göre fiziki sorunlar için 50 trilyon harcanmış. Üç yılda 31 trilyon kamulaştırma yapılmış. Ayrıca dört yüz trilyona varan bir kamulaştırma rakamından bahis olundu ek olarak. Aç bakıyoruz açık kapatıyoruz denildi. 105 noktada belediye çalışması var, 147 adet anlatılması lazım gelen proje var ama denildi… Projelerin bir kısmı zaman fakirliğinden es geçildi. Yine de hep bilinen, ayniyle vaki, değişmeyen ve süslenerek yenilenen anlatımlarla geçti şölen. Hayatın mucizeleri geçmişin şiirselliğinde gizlidir oysa. Havaya gerçek öykülerin buharı savrulduğunda ısınır yürekler, tersi durumda donar, taşlaşır kalpler.
İlk defa inceden değerlendirmeye endeksli, her türlü yoruma açık içimizi ısıtacak şeyler de duymadık değil. Şimdi bu prestij caddelerin maliyeti 600-700 metre için bir trilyonmuş. Baktırmak lazım o taşların döşenmesi o kadar meblağa gider mi. Caddeler prestijlenince katlı otopark gereksinimi doğduğundan şimdiki yıkım da bu. 150 trilyonluk kamulaştırma güncellenecekmiş bu iş için. İlçe de on noktaya ticari taksi durakları planlandığı da bir ayrıntı olarak geçti gitti. Zemin problemsiz bina stoğu problemli, vatandaş talep etmeden mevcutların dışında kentsel dönüşüm yapılmayacak, binlik planlar sonrası işini en hızlı yapacağa artı imar verilecek dedi başkan. Yorumlamalar için erken rezervasyon yaptırmayanların işi zor, bu bozuk düzen yaygarasında.
Yakında Esenler’in malı olacak 1.8 milyon metre askeriye arazisine, belediyenin hizmet binası yerine, engelliler için ayrılan ve kamulaştırılan yere bile taş binaların dikileceğinin açıklanışı düz kontak kelimelerle anlatılacak gibi değil. Yani eski Esenler’i çevreleyen, kuşatan ve boğan yeni Esenler mesajı verildi laf arası.
Sürekliliğin garantisi asla yok ama başkana göre ibre yüzde yetmişlere vurmuş oy pınarında, seçim reyonunda. Siyasi yelpazenin kendisine en uzağından bile onaylar gelmiş sokak aralarında. Ancak gel zaman git zaman, birer birer gizli dosyalar açıldığında vaat edilen büyülü zenginliğin yerini alacak tutku bataklığında cesaret çiçekleri de açar elbet. İşte o zaman da Kevser suyundan içenler iktidara gelir.
Yeter ki çıkılan şu yerel yolculukta mevcut alışkanlıklar yitirilmesin…
esenlerpres

VİCDAN SAHİBİ OLMAK VE UTANMAK MECLİSİ

esenlerpresErdoğan Aksu  

VİCDAN SAHİBİ OLMAK VE UTANMAK MECLİSİ
 
Email: yerelgazeteci@hotmail.com

Esenler Belediye Meclisi`nin şubat ayı ikinci bileşiminde, muhalefetin Esenler`de başarı yakalamış, Esenler`i hakkıyla temsil etmiş ve Esenler`in tanıtımında ciddi pay sahibi sporcu ve kulüplere yapılan yardımı artıralım önerisi reddedilince yazımızın konusu bu olabilir diye düşündük. Meğer yanılmışız, aldanmışız içinde gizemin, sırların alasını barındıran 13. Rapor üzerinde yapılan tartışmalar oy çokluğu ile kabul edilince kamuoyunun asıl bilgilendirilmesi gereken olay kendiliğinden oluştu.

VİCDAN SAHİBİ OLMAK VE UTANMAK MECLİSİ
Esenler Belediye Meclisi’nin şubat ayı ikinci bileşiminde, muhalefetin Esenler’de başarı yakalamış, Esenler’i hakkıyla temsil etmiş ve Esenler’in tanıtımında ciddi pay sahibi sporcu ve kulüplere yapılan yardımı artıralım önerisi reddedilince yazımızın konusu bu olabilir diye düşündük. Meğer yanılmışız, aldanmışız içinde gizemin, sırların alasını barındıran 13. Rapor üzerinde yapılan tartışmalar oy çokluğu ile kabul edilince kamuoyunun asıl bilgilendirilmesi gereken olay kendiliğinden oluştu.
Muhalefetin mahkemeye taşırız salvoları bile sonucu değiştiremedi. Raporun tekrardan incelenmek üzere komisyona geri iadesi bile oy çokluğuyla reddedildi. İktidar partisi meclis grup başkanı konu hakkında bilgim yok diyerek rapor hakkında söz bile almadı. Muhalefet vicdanları yıkayıp temizlemek gerektiğini, reis vekillerinden biri ise kurdele kesilirken muhalefetin utanacağını dile getirdi.
Açıkçası rapordan pek anlaşılmasa da, Birlik Mahallesi’nde yapımı düşünülen ve kamulaştırılması bu yönde yapılan Belediye hizmet binası yerine “kat karşılığı hâsılat paylaşımı yoluyla ihale açılmasına” iktidarın yetki istenmesiydi raporun hülasası. Laf olsun torba dolsun biçiminde sorular bir anda meclisin seyrini,  işin rengini değiştirdi. Doğal olarak tüm muhalefet üyeleri kamu yararına olmayacak bu düzenlemeye çekince koydular. Vatandaşların ellerinden yerlerini alırken ki amaca ters düşüldüğünü ifade ettiler sırayla. Burayı satışa çıkaranların vicdanları nasıl rahat edecek, utanmayacaklar mı biçiminde uyarılarda bulundular. Eğer buraya ne yapılacağı açıkça söylenmez ise meseleyi mahkemeye taşıyacaklarını belirttiler.
Söz alan reis vekillerinden biri raporu, olaya tam vakıf olmadığını alenen belirginleştirecek biçimde göstermelik savundu; “Esenler’e güzel bir eser kazandırmak istiyoruz. Para harcamayalım diye meclise getirdik. Yoksa meclise hiç gelmezdi, belediye kendisi yapardı. Ticaret alanını yapı alanına çevirerek planlarda değişiklik yapılmayacak, yapım ihalesi mevcut şekliyle açılacak. Kemer park evleri fena mı oldu. Yarın bu rapora oy vermeyecekler kurdele kesilirken utanacaklar.”
Sit alanına yapılan, küçük sanayi bölgesi olarak ayrılmış, mezarlığa yakınlığı bilirkişi raporları ile sabit, yüksek katlar verilerek, plan tadilleriyle ticaret alanları yapı alanına devşirilen, yapılış şekli tamamen yanlış kemer park evlerini emsal göstermek ne kadar doğru reis vekilinden önce belediye reisine sormak gerek.
Gerçekten bu mecliste 13 rakamının uğursuzluğu vuku buldu. Al gülüm ver gülüm seyreden ittifak meclisi çözüldü. 13. Rapor’un büyük olasılıkla mahkemeye taşınması sözde kalır kanaatini taşımakla birlikte yıpratıcı, alakasız bağlantıları olan, yanıltıcı akıl dışı çözümleri ihtiva etmesi açısından toplumla paylaşılması lazım. Meclis gündemindeki paragrafları incik cincik etmeden, enikonu hesaplamadan,  bir yere varılamayacağı da bu vesileyle görülmüş oldu.
Eşyanın tabiatına aykırı, gizli sözlerin gizini çözmeden oturulursa o meclis koltuklarında ömür boyu oyalanacak kadar boş anı kalır ellerde. Emri hak vasıl olduğunda ise biz sizden olmayız. Diyetimiz her ne olursa öder geçeriz aklımızın sıratından. 13 nolu raporu da aklımızdan çıkarmadan.
Rapor şu;
“Konunun özü, Esenler ilçesi, Atışalanı Birlik Mahallesi 245 DT II a pafta 753 ada 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında komisyon görüşü.”
Komisyon görüşü de şöyle;
“Emlak ve istimlâk müdürlüğünün 06.02.2012 tarih ve 113 sayılı teklifi incelenmiştir. Esenler ilçesi Atışalanı Birlik Mahallesi 245 DT II a pafta 753 ada 12 parsel sayılı taşınmaz malın 2886 sayılı kanunun 35(A) maddesi uyarınca arsa satışı karşılığı gelir paylaşım yöntemiyle ihaleye çıkarılması komisyonumuzda uygun görülmüştür. Meclisimizin onayına arz olunur. 08.02.2012”
Peki, bu komisyon görüşü nereye başkanlık makamına;
“Esenler İlçesi Atışalanı Birlik Mahallesi 245 DT II a pafta 753 12 parsel taşınmaz malın 2886 sayılı kanun 35(A) maddesi uyarınca arsa satışı karşılığı gelir paylaşım yöntemiyle ihaleye çıkarılması hususunda görüşülüp karar alınmak üzere, makamınızca da uygun görüldüğü takdirde, yazımız eki ve dosyanın Belediye meclisine havalesini arz ederim”
Böyle işte, Garibi gurabanın hakkıyla günaşırı yeni bir kent, her gün bambaşka uykulu bir liman zihniyetiyle unutulmaz bir dünya mirası bırakılacak Birlik Mahallesinde. Geçmişin ayak izleri silinmeden, marka değerini unutturacak, içi boş dışı fiyakalı duruş da bu olsa gerek…
09.02.2012
Bu Yazı 324 Kez Okunmuş

esenlerpres

8 Şubat 2012 Çarşamba

ESENLER`İN ALTI TRİLYONLUK PARK VE BAHÇELERİ

esenlerpresErdoğan Aksu  

ESENLER`İN ALTI TRİLYONLUK PARK VE BAHÇELERİ
Yazımızın tam can damarına gelmişken, hesabı düzgün tutmazsan deyip “park ve bahçeler” ile ilgili ana meseleye dokunacakken belediyeden stajyer bir memur gazeteye belediyece “Esenler Yerel Basın Divanı” düzenlendiğini bildiren adımıza yazılı davetiyeleri getirdi. İlçemizdeki gelişmeleri istişare etme ve yapılan çalışmalarla ilgili bilgi vermek amacıyla belediye reisi teşriflerimizi bekliyor. Gerçi biz olan biteni üç boyutlu gözlükleri taktık yakından biliyoruz ve kamuoyu ile paylaşıyoruz ama yerel olduğundan davete icabeti de düşünebiliriz. Pembe gözlüklülerle yazmayın etmeyin, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeyin denilirse eğer yüz yüze cevaplarımız olacağı için.


ESENLER`İN ALTI TRİLYONLUK PARK VE BAHÇELERİ
Yazımızın tam can damarına gelmişken, hesabı düzgün tutmazsan deyip “park ve bahçeler” ile ilgili ana meseleye dokunacakken belediyeden stajyer bir memur gazeteye belediyenin “Esenler Yerel Basın Divanı” düzenlediğini bildiren adımıza yazılı davetiyeleri getirdi. İlçemizdeki gelişmeleri istişare etme ve yapılan çalışmalarla ilgili bilgi vermek amacıyla belediye reisi teşriflerimizi bekliyor. Gerçi biz olan biteni üç boyutlu gözlükleri taktık yakından biliyoruz ve kamuoyu ile paylaşıyoruz ama yerel olduğundan davete icabeti de düşünebiliriz. Pembe gözlüklülerle yazmayın etmeyin, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeyin denilirse eğer yüz yüze cevaplarımız olacağı için.
Akla her geleni işleyecek, her ağacı taşlayacaklardan değiliz ama barakalardaki bin çağırtıya kulak tıkamakla da dinmiyor. Somut gerçekler tüm bu işlenenler, yorumlasan ne olur yorumlamasan ne yazar. İyilikte kötülükte sahibinindir bize ne desek bile, eğer milletin sinesine dokunuyorsa sözde kalan her yenilenmede birileri çıkar ve ağaçlarda taşlanır camlarda, çerçevelerde.
Güneşte ayazda, Özellikle yağmurda ve şimdilerde kar yağdığında gazeteye gelirken artık araca binmiyoruz. Çünkü şu prestij cadde hikayesi çıktı çıkalı ne yol kaldı ne iz. Araç kuyruğunda beklemek ızdırap ve zaman kaybı çünkü.  Ambulanslar acı acı ötüyor ama nafile, kuyruktaki araçlar çaresiz kenara çekilecek kenar kalmamış. Ambulanstaki can derdinde, böylesi yola evet diyenler ne derdinde kimseler sorgulamıyor. Hafta içi hafta sonu fark etmiyor ayni yoğunluk azalmadan artıyor.
Belediye, İlçenin caddelerinde sokaklarında yaşadığınız yer eviniz, çevremizi kirletmeyelim parolasıyla minik anons araçları dolaştırırken, gövdesinde içten içe kirlenme yaşanıyor sanki. Gün geçtikçe birincil sorunlara çözüm bulmayı pek de beceremeyen bir zihniyetle karşı karşıya kalındığı anlaşılmaya başlandı. Yaşanan o ki hedef ve amaçlarda standartın üstünde ciddi sapmalar var. Esenleri emanet ettiğimiz Esenler aşıklısı, Esenleri rüyasından eksik etmeyenler in milletin hayatını kabusa çevirmekten çekinmediklerini görmek şaşırtıcı .
Üç beş gün kar yağınca tarladan farkı kalmamış prestij kaldırımları ve cadde çalışmalarıyla, koskoca ilçede yayaya özel tek kapalı caddesindeki çukur ve göletleriyle halkın melankolik bir anlayışla olup biteni sadece izlediği bir ilçeyiz. Dev projeler bir yana ufaklarında çarpıldık daha, denizi görelim derken derede boğulmak gibi bir şey yaşatılan.
Hesabını düzgün tutmazsan bir bakarsın çıkmaz dediğin ne varsa ortaya çıkmış ve birilerinin ağzına sakız olmuş. Esenler burası eser bir yerlerden ve üşürüz hepimiz cehennem sıcağında.
Şimdilik Yorumsuz geçmek kaydıyla “bedeli mahalli idarelerden karşılanmak üzere” ihale kayıt numaralarıyla sabit, kamu ihale bülteninde yayınlanan ihale sonuçlarına göre park ve bahçelerimizi direkt ilgilendiren, halkımızı endirekt bile ilgilendirmeyen bir konu var akla takılan.
“Esenler ilçe sınırları içinde bulunan park, bahçe yeşil alan, refüjler, ağaçlandırma sahaları ve süsü havuzlarının her türlü bakım onarım ve müteferrik işleri” 2009 yılında 9 aylık 1,2 milyon, 2010 yılında 1,5 milyon, 2011 yılında yaklaşık iki milyon liraya ihale edilmiş.
Şimdi ne var bunda denilebilir elbette. Ne var ama 48 adet park, muhtelif yeşil alan ve refüjlerin bakım onarımı için iki buçuk yılda milletin cebinden sıfırı atılmamış rakamlarla yaklaşık 6 Trilyon çıkıyorsa hiç kimse bir şey yok deme lüksüne sahip olamaz.
Adı geçen mevcut yerlerin her metresi yüzlük veya ikiyüzlük banknotlar yan yana dizilerek kaplattırılsa her halükarda para artar herhalde. Bu ölçümlemeyi de hesabını düzgün tuttuğunu söyleyenlere bırakmak boynumuzun borcu olsun…  
08.02.2012
Bu Yazı 80 Kez Okunmuş
esenlerpres

7 Şubat 2012 Salı

KİM BU ADAMLAR?

esenlerpresErdoğan Aksu  

KİM BU ADAMLAR
Email: yerelgazeteci@hotmail.com

Hitabette üsluba, yazıda kelimelere aşırı özen gösterilmeli. Biz bu erdemliliğe her platformda dikkat ediyoruz. Çünkü değersizleştirici söylemlerle arka bahçelere mesajlar üretilirse kubbesi tekrar tekrar çöküverir o meclisin. Sonra her düşünce uyuşmazlığı ve fikir ayrılığı doğduğunda biz “ittifak meclisiyiz” demek de kurtarmaz zevatı. Durup dururken hiç kışkırtmaya da gerek yok o adamları.


KİM BU ADAMLAR?

Hitabette üsluba, yazıda kelimelere aşırı özen gösterilmeli. Biz bu erdemliliğe her platformda dikkat ediyoruz. Çünkü değersizleştirici söylemlerle arka bahçelere mesajlar üretilirse kubbesi tekrar tekrar çöküverir o meclisin. Sonra her düşünce uyuşmazlığı ve fikir ayrılığı doğduğunda biz “ittifak meclisiyiz” demek de kurtarmaz zevatı. Durup dururken hiç kışkırtmaya da gerek yok o adamları.
Şubat ayı Esenler Belediye Meclisi oturumunda olağanüstü makamdan, takip ettiğimiz kadarıyla geleceği kestirmek yönünde iki derin olay gündeme düştü.
Yerel gazetelerde yer alan iki haber muhalefet meclis üyelerince yazılı soru önergesi olarak sorulunca kısır tartışmalar sonrası başkanlık divanına zar zor havale edildi. Yazılı soru önergesine kaynak olan haberin biri “Kiralık zabıta kamyonetinin akşamları Esenler hudutlarının dışına seyahati, diğeri ise belediye personeline eski ve yeni diye ayrımcılık yapıldığı” İle ilgiliydi.
Meclis başkanlığına vekâlet eden beyefendi biz; ” Meclis olarak teknik, objektif ve ölçülebilir meseleleri” gündeme alıp değerlendirmeliyiz diyerek içi boş, duyumlardan öte gitmeyen olaylardır kapsamına çekti soru önergelerini. Yardımsever belediyenin hayırsever belediye başkanı yardımcısı olarak meclis tutanaklarına geçen “Her soruya cevap verirsek bu adamları ciddiye almış oluruz” cümlesini deyiverdi.
Anlamak isteyenlere çok şey saklı bu cümlede. Bu adamlar herhalde bu haberleri yapan muhteremlerdir. Biz üstümüze alınmasak da yaşam biçiminin derinliklerine inildiğinde kim adamdır, kim hayırlı evlattır ayan beyan ortaya çıkar kanaatindeyiz. Kendi adımıza “sonunda dönüş yalnız sanadır” gerçeğini bilenlerden olduğumuzu hatırlatmaya da hiç gerek yok. Bizim şu metnimizde de anlamak isteyen beyefendilere çok cümleler saklı.
Bir diğer belediye başkanının bileşim tutanaklarına geçen sözleri ise rutinin içinde devinirken gündeme ilişkin tüm ayrıntıları gözden kaçırmışa benzer duygu ve düşünce karışıklığını tetikledi. Biz, “İç memnuniyet araştırması yaptırıyoruz. Memurlarımız arasında ilgili firmanın bize bildirdiğine göre yüzde seksen iki memnuniyet var” cümlesi doruklarda yaşanan süreci gözler önüne serdi.
Sonsuzluğun kıyısında yazgıya başkaldırı da bu olsa gerek. Hesap ortada demek ki yüzde on sekiz huzursuzluk böylece tescillenmiş oldu.
İşin garip yanı bu değil, şudur; Belediye kendi memurlarını istatistikî kayıt altına almak için bile araya özel bir firmayı sokmuş, Kaç paraya nasıl yapıldığı muamma ama çalışanlarını teste tabi tutmuş. Umulmadık yerden rızıklandıkça günahsız kalmak zor oluyor galiba. Yüreklere kelepçe, duygulara pranga vurulduğunda gülün dikeni son nefeste akla geliyor anlaşılan.
Bilgiye değer sezgilerle yola çıkmaya aldanmadan Perşembe günü muhalif belediye meclisi üyeleri şu konuda yazılı bir soru önergesi verirse şaşmamak gerek.
“Belediyece aylık yayımlanan yerel gazetenin basım ve dağıtım giderleri hariç bir yıllık “ yerel gazete içeriğinin oluşturulması, editörlüğü, grafiği, mizanpaj ve tasarım işinin yapılması” bedeli geçen yıl için yaklaşık iki yüz bin liraydı, bu yıl için kaça ve kime ihale edildi?” acaba diye meclis üyelerince yazılı veya sözlü soru önergesi verilse sorumlusu “Bu adamlar” mı olacak yine.
Pembe gözlüklerle bakmaya devam ettikçe, tel tel dökülüyoruz vesselam…
06.02.2012
Bu Yazı 167 Kez Okunmuş
esenlerpres

YEREL GAZETECİLİĞİN EKONOMİK BOYUTU

esenlerpresErdoğan Aksu  

ESENLER`DE YEREL GAZETECİLİĞİN EKONOMİK BOYUTU
Email: yerelgazeteci@hotmail.com

Basım giderleri hariç aylık yayımlanan bir yerel gazetenin bir yıllık “ yerel gazete içeriğinin oluşturulması, editörlüğü, grafiği, mizanpaj ve tasarım işinin yapılması” bedeli geçen yıl için yaklaşık ikiyüz bin lira çıkarıyor cepten. Sıfırı atılmamış meblağla yaklaşık tam ikiyüz milyar. Finansmanı diğer bütçelerden karşılanmak üzere bu yıl bu rakam en az yarı yarıya artabileceğine göre yerel gazeteler nasıl ayakta kalacak göreceğiz.


ESENLER’DE YEREL GAZETECİLİĞİN EKONOMİK BOYUTU
Asla şahsi çıkar gözetmeksizin halk için halkın yararına ilçedeki tüm yönetimleri gözlemlemeyi, denetlenmesini sağlamayı, eksikliklere veya fazlaya muhalefeti sadece bazı yerel medyanın göstermesi övgüye değer bir naiflik.
İşin gerçeği her biri hayatta kalma mücadelesi veren yerel medyamız ulusalın çıkarcı mantalitesinden esinlenmeye başladığını görmek hakikaten biraz can sıkıcı. Ama Esenler bu alanda da özgürleşmeyi ortaya koymalı çünkü o kalite Esenler’de gerçekten var.
 İlçelerde yerel yönetimlerin hizmetlerinin duyurusunun en makul ve en akılcı yolu var olan yerel medyadan geçer. Böylece yerel yönetimlerle vatandaşlar arasında en rantabl iletişim köprüsü kurulmuş olur. Yerel olaylar, yerel problemler, yerel güzellikler üzerine gidilerek sürekli artan bir ilgi yoğunlaşmasını kim ne derse desin yerel medya sağlar. Bölgesel ve yerel açmazlar, yanlışlar veya olması gereken doğrular gündeme taşınarak kamuoyu yaratılması veya tartışma platformlarının kendiliğinden oluşması yönünde çaba harcamak özünde Esenler’e hizmettir.
Demokrasiyi tartışma rejimi olarak görüp söyledikten sonra, gerçekleri göz ardı edip klasik tarafgil söylemlerle, tek pencereli yorumlarla günü geçirmek hiç kimseye yakışmaz. Çünkü kamuoyunun birçok kaynaktan ve değişik yorumlardan gereğince doyup beslenerek biçimlenmesidir asıl olan. Yani mesele tek cümleyle ifade edilecekse çok sesliliğin ve demokrasinin kökleşmesinde öncü rol yerel basınındır. İlçenin iyisini-kötüsünü, yalanını gerçeğini, maddesel ve moral değerlerinin yükseltilmesini en çarpıcı biçimde halkoyuna aktarmak, toplum yararına bir duruştur ve ciddi bir iştir yerel gazetecilik.

Ancak bu ateş pahası ortamda bu iyi niyetlilik nasıl gerçekleştirilecek, eminiz her yerel gazete çıkaran kara kara düşünüyordur. Çünkü basım giderleri hariç aylık yayımlanan bir yerel gazetenin bir yıllık “ yerel gazete içeriğinin oluşturulması, editörlüğü, grafiği, mizanpaj ve tasarım işinin yapılması” bedeli geçen yıl için yaklaşık ikiyüz bin lira çıkarıyor cepten. Sıfırı atılmamış meblağla yaklaşık tam ikiyüz milyar. Finansmanı diğer bütçelerden karşılanmak üzere bu yıl bu rakam en az yarı yarıya artabileceğine göre yerel gazeteler nasıl ayakta kalacak göreceğiz.

Hesap kitaptan anlaşılan bu gidişle Kentimiz Esenler’e her ay çiçek gibi bir yerel gazete çıkarabilme muradıyla, türü sadece gönüllü hizmet olan bu cep yakan cepken söken yerel gazetecilik uğraşısını kimse hakkıyla yapamayacak bu yıl.

Esenler’de bir yerel gazetenin ön hazırlığı ve ön hazırlığın iki katına denk basım parasıyla, basıma güne göre değişen muhtemel dağıtımı da eklenerek yapılan yerel gazetecilik işinin ulaştığı rakamsal boyut kafa karıştırıyor gerçekten. Esenler’de böyle rakamlara hazırlanan bir kent gazetesi var mı diye soranlar çıkarsa yanıtını da birileri verir herhalde.

Demek ki Esenler’de yayın yapan yerel gazete imtiyaz sahipleri gerçekten çok zengin. Biz neden bu kadar çok yerel gazete var diye düşünüyorduk cevabını da bulmuş olduk. Bu işe heveslilere duyurulur…
04.02.2012
Bu Yazı 133 Kez Okunmuş
esenlerpres