30 Haziran 2013 Pazar

DENİZİN DİSİ VE AYDEDEYLE YILDIZ-1-


DENİZİN DİSİ VE AYDEDEYLE YILDIZ-1-

 

İNANÇ MESELESİ

 

Dört incilede inanmam

Gizlenmiş gerçeklere tapsam yeridir

Misyonerlerin kucağında bebek isa

Gözlerinde tuzağa düşmeyin

Ne isaya ne musaya yaranamadık gitti

Dört onluğu geçtik

Kur an kurgulamış kuranı anladık

Bir inandık pir inandık

Bizden gayrısı has Müslüman

Ne isa ne musa Mustafa anlar bu kırklığı

Kırklar kapısında

Felekten bir gece çalmalıyım…

 

UÇAN HALI

 

Elifbayı da okudum

Harf ve harekelerden anlarım yani

Latinceyi de okudum

Biraz mürekkep yaladık hani

Mektep medrese gördük hasbel kader

Ama böylesi bi kader

Böylesi bi keder

Kırk yıl düşünsen aklıma gelmezdi

Hal ve gidiş sıfır…

 

CAMEKAN CAMI

 

Terk ediyorum seni aksi şehir

Nankörsün ve kör

Göremedin…

Göremezdin evet bari hissetseydin…

İyi şiir okuyandan şair olur mu

Şiir okuyor diye başımıza baş

O zaman Nazım a ne demeli

Şiar dedi aldandın rüyalarımın şehri

Güvendin

Nankörsün ve kör

Bu yüzden terk ediyorum seni aksi şehir

 

SORMA GEÇ

 

Kasımpatılar soldu…

Ankara radyosundan canlı itiraf

Atam dokuzu beş geçe

Bilen beri gelsin

Kadın sesi mi erkek sesi mi ama ağlamaklı

Dolmabahçe sarayında…

Sarayları yıkılası ülke

Birkaç on sene daha yaşasaydı olmaz mıydı

Kırkım çıkmadan görmezdim bu günleri

Artık çok geç çok

Ankara televizyonu da onların elinde

Kasımpatılar soldu…

 

PAY PAYDADAN KÜÇÜK

 

Peynir gemileri battı

Laf taşır artık koca koca gemiler

Limandan limana şarkılarla

Şarklıyım evet

Şimal yıldızı ağlıyor halimize

Çocuklara la fontenden masallar

Aptal karga kurnaz tilki

Tavşan ile kaplumbağa

İlahi her şeyleri bu allahsızlar sattı

Laflar peynir gemileri

 

CANGIZ

 

Eli açık olma desem de ol kızım

Sen denizsin

Kara kaplı lügatta en zarif kelamdır

Cömertlik…

Denizdeki zerreyim ben

Kapkara gökyüzündeki mavimsi leke

Sen ise Deniz…

 

KUL HAKKI

 

Ey esirgeyen budadılar bizi

Budalalar…

Budaya tapar gibi sana tapanlar

Bunda bi iş var diye düşünmediler

Ey esirgeyen esirge bizi

Tek suçumuz egemenlik milletindir demek

Ve korkmadan söylüyorlar gerisi de var

Bu daha bir…

Ey Türk Gençliği birinci vazifen “ Uyan “

Ey esirgeyici ilelebet

 

SONDAJ

 

Sonra sonu geldi evrenin ve

Cehennem haram kılındı bana

Ülfetimden sordular ahvalimi

Balkon safasındayım el verince lodos

Üç boyutlu bir drama gök perdede

Dengi yok bu savruluşun engine

Her şey denize kavuşmadan önceymiş

Dilcanım tutuldu güneşten önce

Saatler durmuş bileğimde

Feneri de sönse dünyamın

Yatık yatırlara sunmam meramımı

İkna turları sona erdiğinde

Dert küpüm çatlar yarı belinden

Diyar diyar dolaşmalarım son bulur

Ve karşımda cennet kuşları

Her şeyin sonu denize kavuşmaymış meğer

 

 

SON DOZ

 

Çayda çıra

Çayırda çalakalem şiir

Özlem çarkı döndükçe aklım tutuşuyor

Islama köfte ve acı biber

Ismarlama takımla veda masasındayım

Salıpazarı civarı

Devri deyiş anı

Kasırga otu biçmişim onca sene

Sar geri hayatım sar

Sandık örtüsünde adım yazılı

İçinde yapayalnız bir ada

Ve basmakalıp su tanrısı ikonu

Her ilke son yaraşır

Fasıl heyetinden zorlama bi şarkı

Ve çayda çıraya eksik şiir…

Çarkıfelek döndükçe aklım tutuşur

 

SON KOZ

 

 

Sudan sebeplerle kırıldı bu yürek

Ayılmalıydım ama geciktim

Kazan kaldırmak boşa bu saatte

En iyisi kulaçlamak sağır geceleri

Münafık tayfasından önce

En önce varmak kız kulesine

İtiraz kaleminden ricam var

Yazsın denizin de sinden başlayarak

Kırmızı balonlara resmim

Ve bir türkü tutturmuşum arastada

“ Evreşe yolları dar “

Kuşluk vakti beklerim hepinizi

Zebaninler uyanmadan ayılmadan

İnanç meselesi naparsın

Sudan sebeplerle ayrıldım bu bedenden…

Çoktan ayrılmalıydım geciktim…

 

 

SON BİR Kİ

 

Uçan halım var

Her camekan camı çatladığında boydan boya

Tutturan düğmelerim rengarenk

Kocamış bir çocuğum ben

Sorma geç hayallerimi

Pay paydadan küçük

Cangızlar düzsün ağıtımı ardıma

Kul hakkıyla varmak istemem sonsuzluğa

Uçan halıma atladığım gibi

Sondajlarım evreni boydan boya

Son dozu elinde hayatın

Son kozum

Ve her camekandan içeri baktığımda

Camdan duvar aramızda

Son bir ki ve uçuk yüzlü

 

SEPET HAVASI

 

Ulan ne içinden çıkılmaz işler var başımda

Kararmış gökyüzü gibi aklım

Yerde ve gökte asılı her söze talibim

Kendimi dinlemekten usandım

Ulan ne şanssız adamım ben

Kavrulmuş yeryüzünde topraksız tohumum

Yerde ve gökte yazılı her söze şahidim

 

LAMBALI RADYO

 

Ayıpların en büyüğünü gizlerim kanımda

Her iki dünyada kayıp

Durulurum sövüp sayıp

Taptıklarımın en büyüğünü gizlerim canımda

Açılmaya görsün iç kapılar

 

MISIR EKMEĞİ

 

Ateş yemişim alev alev

İçmişim yılları

Velev ki sarhoşum ezelden

Hangi kimlik benim ki

Aslolan ve bana ait

İt lalangası süzmüşüm aklımda

Açmışım yolları

Aşmışım sırları

Asmışım aklıma alev rengini

KELEBEK KORKUSU

 

Rakamlar var öğrenilecek

Bol sıfırlı

Harfler var sıfırdan başlanacak

Latince abece

Ve içi boyanacak hayvanat resimleri

Çocukluğum silbaştan

Mankafalığı en baştan

Bıraktım bırakalı özgürüm.

 

CAM BARDAK

 

Yesin deniz oburca

Aklımdan geçenleri

Alabora kayıklar diyarında

Martılar tımarlar dalgaları

İsteksiz kesik akşamlarda eserim

Kenetlenmişim etkensiz etkisiz

Yudum yudum duyumlara

Varsın yesin deniz oburca

Aklımdan sızanları

 

TAKIM BENLİĞİ

 

Bir güzel oya hayat

İşlenecek doya doya

Yeter ki sabret

Fıskiyelerden fışkırır sınırsızlık

Ve uğrarım geç vakit sana

 

SUSKUN SÖZLÜK

 

Küçük elini sevdiğim

Bi baştan bi başa deniz sevdası

Dalgaları kırılır belimde

Elimde küçük ayakların

Bendeki de baba cesareti

Babamdan öğrendim çocuk yaşta.

 

TOPRAK VAZO

 

Masadayım

Bir yanımda acayip bir uyuşukluk

Karıncalanma karınca kaderince

Yaratıklar kuşatmış bedenimi

Tasadayım

Taşmadan gönül pınarı

Anmak isterim ve anarım

Masumane

Tüm hergeleliklerimi

 

KUYRUKLU MAYMUN

 

Ana haber bültenlerinde acı var

Cephanelikler patlamışçasına

Sancı

Artık kim kime yeterse

Yetkililerin masalı

Büyüklere

Çocuklar bile kanmaz.

 

RENK CAMBAZI

 

Arastada bir çılgınlık

Bir çığlık

Ve tek ağızdan bi nara

Köşeye sıkışmışım

Sıkmışım anasını

Böyle çılgınlıkların

 

İŞBAŞI

 

Ve şimdi kazanma zamanı

Kakülünden düşen emekle

Emeklerim

Emdiğim nefes dünya ötesi

 

PANTALON PAÇASI

 

Bin yıllık ağırlık var üzerimde

İsadan önce Muhammedden sonra

Aradakileri

Bir yıllık anmışlığım var

Sonra sonrası yok

Bu kadar dua yeter.

 

TOPAL AĞA

 

Bir nevi liderlik sultası

Sultanın sürme çekilmiş gözdesi

Nevizadede her akşam bi tek atan akşamcı

Beyoğlunun sustalısı

Pasparlak geceyarısından kaba etine

Bi nevi akla takılan çentik

Atılmış ki kan sızıyor yürekten

Bir nevi nevizade

Nevizade güzellemesi

 

DAVETİYE

 

Fakirlik masalı bu

Yani ahmaklık

Değil …

Doğrul ve diklen

Faka basınca ahmaklar

Oy anam babam ilen de ilen

İlen ki boşa ilen

Boşa gitmesin fikirler

 

BU NE BEBEĞİM

 

Gerçeği yalanlayanlar var

Kalbe değersiz bakanlar

Bakanların ciğeri beş para

Bakmayanlar Karun kadar zengin

Bu ne lan

Langırtçılardan  çen çalmalar

 

ÇİNKO LEĞEN

 

Babadan oğula kalmayacak öğütler var

Beynimde avucumda

Kızım iyi dinle

Avcundaki sıcaklıkta hayat var

Hayatta aşk

Aşk da can.

 

KAYNAR KAZAN

 

Kaskını takınca erteleme

Elmas gözlüm

Akçalı işlere haşır neşirlik

Bir yere kadar

Orda bekle beni

Seni arındıracağım tüm günahlarından

Kasma narin gövdeni

Ertelediğin yeter

Bırak deniz maviye

 

SAATLİ SAATSİZ

 

Akmayınca aklıma

Gagalar yüreğimi anlaklar

Sirk cambazımsın

Düşerken tutarım şemsiyeni

Ve seni

Esin denizine düştüğümde

Öperim alnından

Bırak beni

 

KESME ŞEKER

 

Çıkmayınca kafesinden can

Katafalklar kurulur

Vakit buldukça konvoy

Klavyeler eşliğinde kundaktaki güler

 

ACIKLI MANZARA

 

Halayık kargaşası

Otantik aryalar sunar köknarlar

Ve orman üşür

Ormanda ben…

 

GERİLLA DANSI

 

Tarikatçı abartması

Ekseriyetle sofrada kuşburnu çayı

İnanma sen

O özel hazırlamış üzüm suyudur

 

EKSİK TARTI

 

Alakargalar ablukasındayım

Kadavralar botanik bahçesinde

Ben bir garip elçi

Elçiye zeval olmaz ama

Boynumda çeliğin soğuk yüzü

 

GÜMÜŞ MAŞRAPA

 

Sandukasında pirupak

Gırla amonyak kokusu

Allak bullak

Allak bullak olmasam da

Sundurmandayım en arzuladığında

Bir başıma ve en genç

Çekmekten iyidir.

 

KIRIK YELPAZE

 

Angaryalar aryası söylerim

Katarakt gözlüm

Azgınlık somya altı hikayeleri

Tetikledi dünyamı

Aktı gözüm, aktı suyum

Hangarlara dolası aklım

Aklımı uçurdum

Bir kuşluk vaktiydi

 

NAPALM BOMBASI

 

Elma ağaçları kesilmiş arsalara kurulmuş

Abrakadabra villaları

Rumuzu lütfen bakmayınız

Araklanmış uzun namlulu silahlar

Bacasında gizli evlerin

Boa yılanları sokmuş tavşanları

Arzı endam ediyor kuşku

 

KARAKOL

 

Cırtlak bi ses

Kıyametin habercisi

Kristalize şakayıklar kınıyor

Kükreyen aslanın mazbatası rehin

Rehin edilmiş taze hayatlar

 

PEYKE

 

Koridorlarda kargaşa

Kaç el bombası peşpeşe yağan

Verniklenmiş kayalar darmadağın

Angaryayı yaşamak sanki

Nakarat mıntıkası

Mıntıka temizliği vakti

Bir el bombası düştü

Yer gök paramparça

 

KÜLAH

 

Örekesine yandığım

Hangi izm bu

Parkuru kundaklanmış parkların

Kehribar başlı madonna

Dilek aroması

Gül kokulu

Mum kokulu kadınım örtün

Örtünmediğin yerlerden öpeceğim

Bu hangi izm ise

Ismarlama öleceğim

 

UVERTÜR YARATISI

 

Bacalarda elçilerin eli değmiş

Durak nutku dillerimize takılan

Tabanca kabzalarına işli isim

Anlamadan atasözlerini inan

Kopyalanmış akşamlar kesik kesik

Ağlaşmadan salya sümük

Ve son sonsuzluğa

Kaynar kazana saatli saatsiz

Kesme şeker dokunulmazlığı

Acıklı manzara gerilla dansı

Eksik tartılmış mey gümüş maşrapada

Kırık yelpazeler serinletiyor napalm bombasını

Karakol peykesinde bir yolcu

Külahında roma dondurması

Müsaade sizin efendiler

Bacalarda pis bir duman tütüyor

 

MÜSAADE SİZİN

 

Bir sepet havası çalıyor orkestra

Adı doğa orkestrası

Lambalı radyoları patlatıyor tınısı

Mısıra ekmeği nar gibi kızarmış

Safrada az yağlı yoğurt

Kelebek korkusu yayılmış ovalara

Cam bardaklar çatlamış

Takım benliği yaralanmış

Suskun sözlüklerde sözcükler

Toprak vazoda kuyruklu maymun resmi

Renk cambazı kır çiçeklerine

İşbaşının pantolon paçasına yazılı

Topal ağalar davetiye çıkarmış ölüme

Bu ne havasızlık bebeğim

Çinko leğenlerde yıkanıyor uvertür yaratısı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder