30 Kasım 2011 Çarşamba

ANAYASAL AYIP


Erdoğan Aksu  
ANAYASAL AYIP
Email: yerelgazeteci@hotmail.com

Türkiye’nin gündemine parça tesirli bir bomba düştü ama görmezden gelindi. Kör toplum olma yolundaki süreç ne güzel işliyor. Özgürlük ve demokrasi havarisi kesilen muhafazakarların samimi itirafları peş peşe ama aldıran yok. Oysa ki özgürlük ve demokrasi muhafazakarlığın doğasına aykırı. Mevsimler değişti, tabiat eski tabiat değil denilerek, şimdi sıra teklif dahi edilemez olanlara geldi galiba. hakkımızda hayırlısı...


ANAYASAL AYIP
            Türkiye’nin gündemine parça tesirli bir bomba düştü ama görmezden gelindi. Kör toplum olma yolundaki süreç ne güzel işliyor. Özgürlük ve demokrasi havarisi kesilen muhafazakarların samimi itirafları peş peşe ama aldıran yok. Oysa ki özgürlük ve demokrasi muhafazakarlığın doğasına aykırı. Mevsimler değişti, tabiat eski tabiat değil denilerek, şimdi sıra teklif dahi edilemez olanlara geldi galiba. Hakkımızda hayırlısı.
            Paralel kenar köşecileri, sözde evrensel hukuk kuralları çerçevesinde anayasa değiştirip, zenginleştirme yarışında ön grupta yer alarak yarışı tamamlama gayretindeler maaşallah. İpi göğüsleyenlere madalya takılacak.
            Hukukçu değilim, ahkam kesmekte şu bencileyin garibe düşmez. Ancak hukukçu olmayıp hukukun anasına hükmedenlerin başı, “ pozitif anlamda dokunmak”, meşrudur der ve düşmez. Anayasanın ilk üç maddesi kime göre pozitif, kime göre negatif bilinmez ama tartışmaya açar. Mesaj bir yerlere gider, istenen de budur sanki. Aslında bu üç maddeyi tartışmaya açacak en son kişi anayasa mahkemesi başkanı değil midir? Pes vallahi…
             Anayasa için bir referandum yapıldı da; sözde, halkın yüzde bilmem kaçı demokratikleşmeden yana oy kullandı ya demoklesin kılıcı dolaşsın bakalım ilk üç maddenin üzerinde. Referandumda da üç madde oylandı aslında şimdi de üç madde. Üç üç gidiyorlar Allah’ın hakkı üç hesabıyla. Aklını sevdiğim ülkem insanı; bu üç madde gitsin de gör bakalım, o gün bittiğin gündür…
            MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
            MADDE 2- T.C toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
            MADDE 3-      Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşıdır. Başkenti Ankara’dır.
            Evet, bu üç madde için “ Anayasanın ilk üç maddesi donarsa anayasayı dondurursunuz “ diyor başkan. Peşine de ekliyor: “ Vurgular ve yaklaşımlar içerik olarak zenginleştirilmek ve pozitif yönde geliştirilmek kaydıyla söz konusu edilebilir. “
            Şimdi ben çıksam, anayasanın ilk üç maddesini zenginleştirmek ve pozitif anlamda geliştirmek için dokunacak olsam, tümüne değil bu üç maddenin sadece birine hafifçe dokunacak olsam ve başkandan cesaretlendiğimi, güç aldığımı söylesem anayasal bir suç işlememiş mi olurum acaba? İlerici, devrimci, demokrat mı olurum yoksa. Bizim gençliğimizde öyle devrimci olmak kolay değildi. Biraz yürek işiydi. Şimdi devlet makamını doyasıya kullanan her zat devrimci demokrat olmuş, ortalık devrimci demokrattan geçilmiyor. Bu nasıl bir demokratlık ve nasıl bir devrimse artık ilgililerin dikkatine. Bize de sesi soluğu çıkmaz sosyal demokratlık kalmış, Allah yardımcımız olsun…
            Şimdi ben ilk üç maddenin bir yerine değişiklik atfeden sadece bir hece, iki harfli bir hece dokundursam Cumhuriyetin temel değerlerine ve değiştirilemez prensiplerine saldırmaktan suçlanmaz mıyım? Cumhuriyetin temel niteliklerinin değişmesini önermekten ve değiştirmeye çalışmaktan hüküm giymez miyim? Giyerim elbette. Öyleyse” Suçlu ayağa kalksın. “
            Yeni anayasa tartışmaları yapılırken, 2011’ deki seçimden sonra yeni anayasa çalışmalarına start verilecek iken, ana muhalefet eski tarzından uzaklaşmış ve uzlaşmacı bir çizgiye gelmiş ise, “dondurma-dokun” çıkışı kimse alınmasın ama beyin cıvıması gibi bir şey. Bu gidişle biz faşist darbe anayasasını arar hale geleceğiz sanki. Kimsenin konsensüs aradığı falan da yok ayrıca.
            İlk üç madde donarsa, anayasa donar. Dondurma, dokun, ateş topunu dokundur, pozitif erime gerçekleşsin, zenginleşmiş eriyiği geliştir, kanı donmuş gariplere içir. İçmezlerse gargara yapsınlar gayri…
            Emperyalizmi denize döküp bu ülkeyi zor bi hal kuranlara ayıp ediliyor…
“ Atam, Atam sen kalk da ben yatam. “
03.10.2010
Bu Yazı 221 Kez Okunmuş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder