27 Mayıs 2013 Pazartesi

ESENLER HAVAALANI'NDA “KENTSEL DÖNÜŞÜM SORTİSİ”

Bakan Bayraktar’ın katılımlarıyla sağanak yağmur altında devam eden Esenler Havaalanı Mahallesi yıkım izleme ve denetleme programı ikindi namazı ezanıyla sona erdi, kritikleri sürüyor.


ESENLER HAVAALANI'NDA “KENTSEL DÖNÜŞÜM SORTİSİ” ÇOK CANLAR YAKACAK GİBİ…

Bakan Bayraktar’ın katılımlarıyla sağanak yağmur altında devam eden Esenler Havaalanı Mahallesi yıkım izleme ve denetleme programı ikindi namazı ezanıyla sona erdi, kritikleri sürüyor.

Esenler Havaalanı Mahallesi’ni ziyaretinde Bakan Bayraktar; Kentsel dönüşüm çalışmalarında hiçbir rant ve çıkarın olamayacağına “Bu işlerin neresinde rant var. Bu işi engellemek isteyen bir takım insanlar, bu işlerden rant elde edildiğini iddia ediyor.” diyerek vurgu yapmıştı.

Ayrıca Bakan;  “Bin 227 konuttan yüzde 99 ile anlaşılmış. 480 birim konutta yıkılmış. Ayrıca, bazı binalar 25 dakikada yıkılıyor. Bu yapılar çürük. Vatandaşımız bizi destekledikçe, bu işe razı oldukça onlara hizmet etmeye devam edeceğiz.” Diyerek Esenler’e, nedense hiç sesini çıkarmayan Esenler’lilere bol bol teşekkür etmişti.

Havaalanı mahallesi camii cemaatından “ismi bizde saklı” evi yıkılacaklardan olan bir mahalle sakini ikindi namazı öncesi, camiye girmeden Bakan Bayraktar ve Belediye Başkanı’nın söylediklerini ve eksikleri tamamlayan şu beyanda bulundu;

“ Sayın Bakan buraya geliyor bizi bilgilendirmeye, sorunlarımızı dinlemeye. Sağolsun. Ama bakıyoruz burada evi olmayan ve burayla ilgisi olmayanlar var, misafirler var. Evi yıkılan yıkılacak olanlardan kimse yok etrafta. Anlaşmayı yapanların hepsi kaçıyor bizden. Bakın benim burada dört katlı evim var. Daha boşaltmadık oturuyoruz. Şubata kadar evimizden çıkmamız gerekiyor. Yani neyimiz varsa, elimizden gitti. 100 metre kare dairem vardı, dört kat üzerine. Şimdi bana verecekleri yeni yer için %20 kesiyorlar, 20 metre de otopark, bana 40 metre kare daire veriyorlar. Yani yeni yapılacaklardan hakkıma düşen 40 metrekare kalmış. Dört dairem vardı 100 metrekare üzerine. Şimdi dört daire almam için daire başına 35 milyar beni borçlandırıyorlar. Bu 140–150 bin lira eder. Ben emekli bir insanım peki nasıl ödeyeceğim bu parayı.

Biz bu yapılanlardan sıkıntılıyız.  Biz kiminle anlaşma yapacağız belli değil. Bekliyoruz. Hiç sormadılar danışmadılar bize. Ben Belediye ve Hükümete kabahat bulmuyorum. İçimizdeki insanlar suçlu. İsimleri belli bu kişilerin herkes tanıyor siz de tanırsınız onları. Atışalanı köyünün yerlisi de var içlerinde bizim gibiler de. Hemen belediye ile anlaşma yaptılar, üste para verecek, taksit ödeyecek gücü olanlar. Bizim gibiler ise ortada kaldı. Önce onları dairenize daire ve dükkân vereceğiz diyerek kandırdılar. Onlarda mahalleliyi iknaya başladılar. Ben Başbakanı iyi tanıyorum. Belediye Başkanı olduğundan beri takip ediyorum. Ama ocağımıza incir ağacı diktiler.

Şimdi de buraları yıkıyorlar size dükkân, daire vereceğiz diyerek. Ama mahalle halkını düşünen yok. Burada yedi sekiz bakkal vardı dükkanlar vardı hepsi kapandı. Birkaç tane kaldı. Dükkan vereceğiz diyorlar nereden verecekler. Hayır benim bakkalım yok. Bir tane şurada kaldı, yakında o da kapatır. Ne yapsın, ne yapalım biz, siz söyleyin…”
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder