27 Mayıs 2013 Pazartesi

ESENLER’DE KALICI ESERLER BIRAKMAK İSTİYORUM…

Kalemkar-Nakkaş Atilla Genç ile mesleğine ve yaptığı işlere ilişkin bir söyleşi gerçekleştirdik. Genç; 'yaşadığım yer Esenler’de de kalıcı eserler bırakabilmek istiyorum' dedi...
KALEMKÂR ATİLLA GENÇ; ESENLER’DE KALICI ESERLER BIRAKMAK İSTİYORUM

Kalemkar-Nakkaş Atilla Genç ile mesleğine ve yaptığı işlere ilişkin bir söyleşi gerçekleştirdik. Genç; 'yaşadığım yer Esenler’de de kalıcı eserler bırakabilmek istiyorum' dedi...

Tarihin ortak değerleri olan ve sanatı geleceğe taşıyan camii, türbe, külliye, çeşme, kütüphane, kubbe, ana kubbelerin, tarihi eserlerin aslına uygun yenilenmesini sağlayan tezyinat, nakkaşlık, altın varak ustalığı, kalemkârlık mesleği temsilcilerinden biri de Esenlerli Atilla Genç.

 Kalemkar Atilla Genç ile mesleğine ve yaptığı işlere ilişkin bir söyleşi gerçekleştirdik.

Atilla Genç kalemkârlığa 2000 yılında başladığını söyleyerek bu özel ve sanatsal işle ilgili açıklamalarda bulundu;

‘’ THY’de on yıl uçak teknisyenliği yaptım. Bazı nedenlerden dolayı işimden ayrılmak zorunda bırakıldım. Bu işe de bir arkadaşım aracılığıyla 2000 yılında Beyoğlu’nda bulunan Rum Ortodoks Kilisesinde kalemkâr yardımcılığı yaparak başladım.



Kalemkârlık; duvar ve tavanlarda süs yapan kişidir

Şu an profesyonel olarak yaptığım iş olan kalemkârlık; duvar ve tavanlarda süs yapan kişi olarak adlandırılabilir. Literatürde nakkaş olarak da geçer. Yani kalem işi sanatçısı denilebilir yaptığımız işe. Farsçada tülbent veya ince kumaş üzerine fırça ile şekiller yapan yazmacı, maden üzerine kazarak şekiller yapan kimse olarak bir açılımı da vardır. Kısacası duvar veya tavanlara süs yapan nakkaş anlamlarını içerdiğini de söyleyebilirim bu mesleğin.



Sonraki yıllarda birçok camii, türbe, külliye, kütüphane, çeşme, özel bina, yapı ve villalarda, çeşitli kubbe ve ana kubbelerde, eski eserlerde tezyinat ve nakkaşlık çalışmalarında bulundum.

Tezyinat, resim sanatının bir koludur

Lafın burasında Tezyinat işini de biraz açmak gerekiyor. Tezyinat sözlük anlamı itibariyle resim sanatının bir koludur diyebiliriz. Yani süsleme, belirli bir yerin, bir abidenin, bir eşyanın güzelleştirilmesi için üslubu olan şekil, resim ve motiflerle bezenmesi işidir tezyinat.

Ülke içinde ve dışında birçok grup çalışmasında kalemkâr olarak yer aldım ve mesleğimi icra ettim. Bireysel ve grup çalışmasında bulunduğum yurt içindeki yerlerden bir kaçını şöyle sıralayabilirim;



Edirne’de 2. Beyazıt Külliyesi, Eyüp’te Adile Sultan Türbesi, Çemberlitaş Camii, Kabataş Çeşmesi, Silivri Kiptaş Camii, Tuzla Kiptaş Camii, Cerrah Mehmet Paşa Camii, Çorlulu Alipaşa Camii, Kütahya Dönemler Camii, Haseki Selçuk Sultan Camii, Başakşehir Tunahan Camii, Edirne Üç Şerefeli Camii ve Unkapanı Çeşmesi altın varak restoresi…

Altın varak çeşitli süsleme sanatlarında kullanılır

Burada altın varakın ne demek olduğunu da açıklamam gerekiyor. Altın varak ustalığı da mesleğimizin bir bölümünü teşkil eder. Altın varak çeşitli süsleme sanatlarında kullanılır. Altın varak tirşe de denilen deri ve parşömen arasında dövülerek inceltilen altın levhanın istenilen yere yapıştırılması işidir. Ayrıca sanatta tamir etme anlamına gelen restorasyon yani yenileme çalışmaları da mesleğimizin bir parçasıdır. Biz zamanla ve çeşitli nedenlerle yıpranmış, zarar görmüş bozulmuş tezyinat işlerini aslına uygun, bilgi ve uzmanlık gerektiren biçimde tamamlıyoruz. Yani bir çeşit restorasyon işi de yapıyoruz.



Nakkaş Osmanlı da nakış işleyen, desen hazırlayan, minyatür çizen sanatçı anlamına gelir

Nakkaşlık da mesleğimizin bir bölümü ve esasıdır diyebilirim. Nakkaşlığın anlamını irdelersek yaptığımız işin özü ortaya çıkar. Nakkaş eski Türkçede resim yapan, ressam anlamına gelir. Osmanlı da ise nakış işleyen, desen hazırlayan, minyatür çizen sanatçı anlamına gelir nakkaş. Yani biz açıklamaya çalıştığım gibi tüm bu mesleklerin karması bir iş kolunun günümüzdeki temsilcileri olarak sayılabiliriz.

Ülke dışında özellikle Türkî devletlerde de bu yönde çalışmalar yaptım. Örneğin; Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Çeçenistan Grozni Camii ve Pakistan Lahor Blue Mosk yani Mavi Camii’yi hemen sayabilirim.



En son Pakistan’ın Lahor şehrindeki Mavi Camii’nin kalemkârlığını bizzat yaptım

En son Pakistan’ın Pencap eyaleti Lahor şehrinde Mavi Camii’nin kalemkârlığını bizzat kendim yaptım. Bu camii Pakistan’ın en büyük camiidir. Ayrıca adına ister tezyinat, ister nakkaşlık, isterseniz kalemkârlık deyin en kapsamlı ve teferruatlı işi olan camiidir.



Bu camiinin çalışmaları esnasında birçok ziyaretçimiz oldu. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Pakistan ziyaretinde bizi de ziyaret etti ve kutladı. Pakistan’da iki dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif camiyi gördüğünde çok sevindi, memnun oldu, Türkçe ‘kardeşim’ diyerek bize sarıldı ve çok teşekkür etti. Ayrıca Navaz’ın kendi çalışma ofisinin girişine kapı üstüne bir altın varak kitabe yaptık.



Esenler’de de kalıcı eserler bırakmak istiyorum

Yurtta ve yurt dışında bunca çalışmadan sonra amacınız nedir diye sorarsanız; yaşadığım yer Esenler’de de kalıcı eserler bırakabilmektir derim. Mesleğimi icra etmek konusunda fırsat yaratılmasıdır derim…”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder