14 Ekim 2011 Cuma

BARUT FİŞEĞİ…

 BARUT FİŞEĞİ…
Bu günden yarına özellikle seçimlere kadar ki üç ay içinde, resmi yakın tarihle ilgili ciddi bilgi ve belgeye dayansa bile konuşulamayacak, makale yazılamayacak, kitaplaştırılamayacak bir dönem açıldı ülkede.  Haliçte yaşayan somonlar ile ergenekonda ısrarcı engerekler erenler sofrasına yeni gıdalar sunuyorlar. Yeseniz de yemeseniz de. Yargı, siyasal kamplaşmanın ikiye bölünmüş haliyle ayakta kalmaya çalışıyor. Resmen restleşiyorlar kanunlar üzerinden. Neyle suçlandıklarını bilmeyenler ile birlikte, olan bize, olayları dışarıdan izleyen gariban halka oluyor. Hukuk, ülke ekonomisi ve siyasetinden önce iflas edecek gibi bir tabloya bakıyoruz her yeni gün. Görevlerini ifa eden başsavcılara vekillik yolu ise otoban rahatlığında açılmış, son sürat sürükleniyoruz kıyamete.
Uzun olur gemilerin direği diye, direğin ucundaki bayrağın rengini belirlemeden kayda geçiliyor hemen. Bir zamanlar yapıldığı gibi, sosyalist-komünist avı yerine Ergenekoncu avı başlatılmış, muhalefet bayrağını sallayan herkese yafta asılıyor bir çırpıda. Son günlerde ise CHP üst yönetim yapısı ile bu hesaplaşmanın içine çekilmeye çalışılıyor. Ergenekon soruşturma kapsamına dahil olanlardan bazıları belden aşağı vurarak, CHP’nin güvenirliğinin kamuoyunda zedelenmesi için müfteri rolünü oynuyorlar. Müfteriden mağdur yaratılan tek ülkeyiz. Halk bir yana halk partililerin bile akli dengelerinin karıştığını karıştırıldığını görmemiz bu siyasi komplonun istenen yankıyı bulduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Geçenlerde CHP’de ilçe başkanlığı, ilçe sekreterliği yapmış zatlardan bir internet sitesinin Ergenekon la ilişkilendirilmesi, soruşturma ve tutuklanmalar sonrasındaki olayların tahlilini dinleyince iş tamamına erdiriliyor dedik içten içten. Öyle inanmışlar ki ne deseniz boş. Onlar inanıyorsa vay milletin haline.
“Eski genel başkanın istifasına neden olan kaset komplosunun arkasında da bunlar varmış, kasedi onlar ayarlamışlar. İkinci kasetleri de hazırmış. O kaseti de şantaj da kullanarak Halk tv’yi ucuza kapatmak istiyorlarmış, iyi ki tutuklanmışlar da her şey ortaya çıkmış, İktidar şimdi bunlardan hesap soruyormuş, artık ne belge ve bilgi varsa o sitedeymiş, site yetkilileri suçluymuş falan filan.”
Bu kaseti ilk sitesinde yayınlayan ve internete servis eden haber vaktim kom değilmiş gibi, yık birilerinin üstüne kanaklar kansın, inansın. İnternette o çirkin montajlı kareler dolaşırken iktidarın engelleyemeyişini kaldır rafa. Kaldır cemaatlerin üzerinden sis dalgasını akla pakla. Ne var ne yok ergenekona bağla. Yok, daha neler demek gerekiyor ama yüzlerine gerekenleri söylediğimiz için es geçiyoruz, ayrıntıları. Bu ilçe başkanlığı ve ilçe sekreterliği yapmış zatlara genel başkan yardımcısının genelgesini okumalarını öneriyoruz. Öyle televizyon kanallarında program zaplamakla siyaset yapılamayacağını anlasınlar.
Mevlana’dan ve Atatürk’ten alıntılarla süslenmiş genelgede 12 Haziran seçimlerinin barut fişeği patlatıldı deniyor. Aydınlanmanın önce CHP’lilerden başlaması gerekliliğini vurgulayarak. Giyimden kuşama, siyaset dilinden insan iletişimine, uyarılar söz konusu genelgede. En önemlisi de kitap okuyun talimatı. Sadece güncel haberleri değil dergi ve kitap okuyun deniyor. Gündemdeki kitapları okuyun, okumakla kalmayın konuşun, tartışın ve değerlendirin deniyor. Yani ilk emir oku, izle takip et, seyret ama oku. Deniyor denmesine ne yapıyor örnek verdiğim zatlar gibi partililer takılıyorlar sanal gündemin peşine, gerçek gündemle ilgilendikleri yok. Her şeyi de biliyorlar maşallah. Topluma ne dayatılıyorsa baştan kabullenmek ise siyaset üretmek, işin bilimselliği nerede. Bilim kuşkuyla biçimlenir. Siyasette bilimdir. Hiçbirimizin Mevlana olabilme kapasitesi yok. Ancak “ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” düsturundan nasiplenemiyorsak, bu nice siyasettir, bu nice siyaset yapmaktır diye sorarlar adama.
Bu barut fişeği bu kafalarla nasıl patlayacak bakacağız…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder