15 Ekim 2011 Cumartesi

Başlarken!..

Başlarken!..

      Yediklerimizin bir gün olur da nefes borumuza kaçması nedeniyle,solunum yetmezliğinden ölebileceğimizi unutmadan geçirdiğimiz gündür asıl olan.
       Yaşadığımız günlerin hakkını vererek yaşamaktır yiğide yakışan.
       Görüntüsü var sesi yok,sesi var kendisi yok,günü kurtarma kolaycılığı değildir Esenlerliye reva olan.
       Evet Esenler,İstanbul’un orta yeri artık Esenler çevresini ulusal ve çok uluslu sermayenin ışıklandırdığı yaşamı kolaylaştıran değerlerin kuşattığı koskoca bir kapitol.Oysa Esenler’de  çevremize nispet,kent kültürünün bahsettiği güzelliklerden hiç mi hiç mi nasiplendirilmeden yaşıyoruz.Böyle garip fukara yaşamaya yaşatılmaya mahkum edilmişiz,Kentleşemeyen bir orta karar Anadolu kasabası Esenler ilçesi birilerinin işine böyle geliyor demek ki.
       Hem de İstanbul’un orta yerinde,göbeğinde gözbebeği olmalıyken gözden çıkan,üvey evlat muamelesine tabi..
      İşte bu yüzden İstanbul’a Türkiye’ye Esenler penceresinden bakmak çok önemli.Yani Esenler pesperktifinden ülkeyi analiz etmek,İstanbul’u irdelemek ve gelişmişliğe öykünmek
      Ve başlamak iyi yönetiliyor muyuz diye?
       Derneklerden vakıflara,özelinden Devlet kurumlarına,odalardan borsalarına,siyasi partilerden sendikalarına,okullardan hastanesine,belediyesinden meclisine,iktidarından muhalefetine velhasıl,topyekun iyi yönetiliyor muyuz acaba?
        Bir bir ele almak için,raporlamak,denkleştirmek,haberlemek,ebelemek için artık Gazete Esenler var.
       Kesenlikle herkesin her kesimden insanın Esenlerde ve ülkede olup bitenlerden kayıp yitenlerden haberdar olması gerekmezmi?
       Gerekir elbette….
       İşte bu nedenle artık,Esenlerin gözü kulağı görüp işitebileceği,öğrenip bileceği,okuyup yazacağı bir son istasyon var. Artık Gazete Esenler var.
       Binlerce göz tarafından izlenip güven duyulacak bir arena oluşturmak gerekliydi.Herkesin içerisinde kendini bulacağı bir ermeydanı şarttı.Bal yapmayan arıları mucizesi yalanına inanmayanlara bir enerji birikimi lazımdı
       Zümrüdü Anka gibi sil baştan yenilenmeye.Gelenekte çağdaşlığa uzayan bu doğal köprüde ülkemin tüm renklerinin seğrilene bileceği bir görkemli tabloya gereksinim vardı.
       İşte bu yüzden salt bu yüzden değimlidir ki cesur insanların gerçeklik mücadelesi artık o cesur yüreklere gerek var
       Serbest globalleşmiş yeni dünyanın resmen battığı şu günlerde söylenecek ne çok söz var.Gözler önüne serilecek,sergilenecek yığınla sorun,sürüyle yanlış var.
      Artık yeni bir dünya için yazıp çizmek zamanı iyi ki Gazete Esenler var.Uyur gezer zarafetiyle kapkara bir geleceğe yürüdüğümüz acı bir gerçek.Asıl kabus karabasan inanılmaz kadar yakın
     Acıyı bal eyleyip,çocuklarımızın korkmadan uyuyabileceği güzel günler mutlu yarınlar umuduyla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder